İlâhî rahmetten kovulmuş her türlü insan ve cin şeytanının vesvese ve ayartmalarından Yüce Rabb’ime sığınarak Kur’ân-ı Kerîm’i okumaya başlıyorum:

Question

İlâhî rahmetten kovulmuş her türlü insan ve cin şeytanının vesvese ve. ayartmalarından Yüce Rabb’ime sığınarak Kur’ân-ı Kerîm’i okumaya başlıyorum:

KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
1

40-MÜ’MİN-ĞAFİR SÛRESİ
Mekke döneminin ortalarında, Zümer sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, Firavun âilesinden mü’min bir adamın anlatıldığı 28-45. âyetlerden almıştır. Allah’ın af ve merhametinin vurgulandığı üçüncü âyetindeki “Ğafir: bağışlayıcı” kelimesi de, sûrenin diğer bir ismidir. 85 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
2

1-Ha, Mîm. Dinle, ey insanoğlu! Ha, Mîm gibi senin pek iyi tanıdığın ve
sürekli kullandığın harflerden oluşan; fakat hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan bu mesaja kulak ver:
2-Bu Kitap, her şey üzerinde mutlak
otorite sahibi olan ve her şeyi en mükemmel şekilde bilen Allah tarafından gönderilmiştir.
3-Günahları bağışlayan, tövbeleri
kabul eden; cezâsı çetin, lütuf ve keremi sınırsız olan sonsuz kudret sahibi Allah tarafından. O Allah ki, Kendisinden başka ilâh yoktur; ve dönüş O’nadır.
4-Allah’ın âyetlerine, apaçık hakîkati inkâr eden nankörlerden başkası
karşı gelmez. Fakat bunun cezâsını mutlaka çekecekler; onların şimdilik lüks ve refah içerisinde diyar diyar
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
3

gezip dolaşıyor olmaları, ilâhî adâlet konusunda seni yanıltmasın. Nitekim:
5-Onlardan önce Nûh kavmi ve daha sonraki inkârcı toplumlar da
âyetlerimi yalanlamışlardı. Her toplum, kendilerine gönderilen Peygamberi veya dâvetçiyi yakalayıp ortadan kaldırmaya yeltenmiş; elçilerin ortaya koyduğu hakikati çürütüp geçersiz kılmak amacıyla, onlara karşı yanlış ve yanıltıcı delillerle, yalan ve iftiralarla, çirkin komplolarla, yani bâtıl ile karşı koymuşlardı. Fakat sonunda onları, korkunç bir azapla yakalayıvermiştim! İşte o zaman gördüler; nasılmış Benim cezâlandırmam!
6-Ve böylece, hakîkati bile bile inkâr edenlerin mutlaka cehennemlik olacağına dâir Rabb’inin hükmü gerçekleşmiş oldu. İman edenlere
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
4

gelince, onların makâmı o derece yüksektir ki:
7-Allah’ın Arşını taşıyanlar ve çevresindeki diğer büyük melekler,
Rablerini dâimâ övgüyle anarlar, O’na inanırlar ve yeryüzündeki müminler için bağışlanma dileyerek şöyle derler: “Ey Rabb’imiz; Senin sonsuz rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır; günahlarından tövbe edip Senin yolunu izleyen şu müminleri bağışla ve onları cehennem azâbından koru ya Rabb’i!”
8-“Ey yüce Rabb’imiz! Onları ve
onlar gibi iyilik yapan ana babalarını, eşlerini ve çocuklarını, kendilerine söz vermiş olduğun ebedî mutluluk ve esenlik diyarı olan Adn cennetlerine yerleştir! Hiç kuşkusuz Sen, sonsuz kudret ve hikmet sahibisin!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
5

9-“Ve onları bu dünyada bâtıl inançlardan, çirkin davranışlardan
koruduğun gibi, Hesap Gününde de üzüntülerden, sıkıntılardan, kötülüklerden koru Ya Rabb’i! Gerçek şu ki, Sen o Gün kimi kötülüklerden korursan, onu şefkat ve rahmetinle yüceltmiş olursun ki, en büyük kurtuluş budur!”
10-Hakikati inatla inkâr edenlere
gelince; O Gün cehennemi karşılarında görünce, pişmanlıkla feryâd eden ve öfkeyle birbirlerine lânetler yağdıran bu insanlara şöyle nida edilecek: “Ey zâlimler! Bugün Allah’ın size gazâbı, sizin birbirinize duyduğunuz öfkenizden çok daha şiddetlidir; çünkü siz, vaktiyle imana dâvet edildiğiniz halde hakîkati bile bile inkâr ediyordunuz!”
11-Buna karşılık onlar, “Ey Rabb’imiz!” diyecekler, “Bizler
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
6

başlangıçta ölü bir toprak idik, Sen bize hayat verdin; bir ömür sonunda bizi tekrar öldürüp toprağa gönderdin ve şimdi bize yeniden can verdin! Böylece bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin! Biz, elçilerin haber verdiği her şeyin gerçekleştiğini gözlerimizle gördük! Şimdi suçumuzu itiraf ediyor ve Sana yalvarıyoruz; bu korkunç azaptan kurtuluş yolu yok mudur ya Rab?”
12-Onlara, “Hayır, cezânızı çekeceksiniz!” diye cevap verilecek,
“Çünkü siz, eşi ortağı olmayan, gönderdiği mesajlarla hayatınızı düzenleyen bir tek Allah gündeme getirilince O’nu inkâr ediyordunuz; ama birtakım putlar ve putlaştırılmış insanlar O’na ortak koşulunca, ancak o zaman Allah’a inanıyordunuz.”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
7

Oysa her konuda hüküm verme yetkisi, yücelik ve azamet sahibi olan Allah’ındır!”
O halde, ey insanlar, bu kaçınılmaz son gelip çatmadan önce, ilâhî uyarıya kulak verin:
13-O Allah ki, kâinâtın her
zerresinde size kudret, adâlet ve merhametinin apaçık delillerini göstermektedir; örneğin, sizin için gökten yağdırdığı yağmur sayesinde, size nice besleyici gıdalar göndermektedir. Ne var ki, tertemiz bir kalple Allah’a yönelen müminlerden başkası bunları düşünüp öğüt almaz.
14-Öyleyse, ey müminler; kâfirler
istemeseler de, siz her türlü şirkten arınmış tertemiz bir inançla Allah’a yönelerek, yalnızca O’na duâ edin! Unutmayın ki;
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
8

15-Dürüst ve erdemli kullarının mertebelerini yücelten O’dur. Çünkü
O, kudret ve egemenlik tahtı Arş’ın yegâne Sahibidir. Kullarından dilediğine, emrindeki vahiy meleği Cebrail’i, yâni Kutsal Ruhu gönderir ki, insanlığı o büyük Kavuşma Gününe karşı uyarsın.
16-O gün bütün insanlar, hesap vermek üzere Rablerinin huzuruna çıkacaklar; ve hiçbir şeyleri Allah’a gizli kalmayacaktır. Sesler kesilecek, başlar öne eğilecek ve ilâhî ferman duyulacak: “Ey zorba diktatörler, söyleyin bakalım: Bugün hükümranlık kimindir?” Ve aynı ses cevap verecek: “Bütün varlıklar üzerinde mutlak ve ezici otorite sahibi olan bir tek Allah’ındır!”
17-“Bugün herkes dünyada yaptıklarının karşılığını görecek ve hiç kimseye zerre kadar haksızlık
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
9

edilmeyecektir! Gerçekten Allah, hesâbı çabuk görendir!”
18-O halde, Ey Müslüman! Onları, yaklaşmakta olan o dehşetli Güne
karşı uyar: O zaman gelip çatınca, korkudan yürekler ağızlara dayanacak ve inkârcılar, sıkıntı ve zillet içinde, acıyla yutkunup duracaklar! O Gün zâlimler için ne sıcak bir dost bulunacak, ne de sözü dinlenir bir şefâatçi!
19-O Allah ki, gözlerin sinsi ve hâince bakışlarını ve kalplerde gizlenen niyet ve düşünceleri çok iyi bilmektedir.
20-Allah sınırsız ilim ve hikmetiyle,
adâlet ve hakîkate uygun olarak hükmeder; oysa O’nun berisinde kulluk edip yalvardıkları o sözde ilâhlar ve emirlerine kayıtsız şartsız
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
10

itaat edilen dînî/siyâsî önderler, hiçbir konuda hakka uygun hüküm veremezler. Çünkü yalnızca Allah’tır, her şeyi işiten, her şeyi gören.
21-Peki bu inkârcılar, hiç yeryüzünü dolaşıp da, kendilerinden önce gelip
geçmiş zâlimlerin nasıl bir sonla karşılaştığını görmüyorlar mı? Üstelik geçmişte yaşamış bu toplumlar, gerek askerî, sosyal ve ekonomik güç bakımından, gerekse yeryüzünde meydana getirdikleri eserler açısından kendilerinden daha üstündüler. Buna rağmen Allah, işledikleri günahlardan dolayı onları korkunç bir azapla yakalayıverdi; ve hiç kimse, onları Allah’a karşı koruyamadı!
22-Çünkü onlara gönderilen Elçiler, hakîkati gün gibi ortaya koyan apaçık
delilleri gözlerinin önüne serdikleri halde, onlar bile bile kötülüğü tercih
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
11

etmiş, inatla âyetlerimizi inkâra kalkışmışlardı; ve bunun doğal sonucu olarak, Allah da onları böyle bir azapla yakalayıvermişti. Gerçekten Allah çok güçlüdür, cezâsı da çok çetindir.
İşte, bir peygamber ve onu inkâr ederek helâke uğrayan bir toplum örneği:
23-Doğrusu Biz Mûsâ’yı, hakîkati
ortaya koyan delillerimizle ve mûcizelerimizle desteklenmiş apaçık bir yetkiyle Mısır diktatörü Firavun’a, onun ordu komutanı Haman’a ve ekonomik destekçisi Karun’a göndermiştik.
24-Fakat onlar, Mûsâ’nın bir
Peygamber olduğunu pekâlâ bildikleri halde, “Bu adam, yalan söyleyen bir büyücüdür!” demişlerdi.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
12

25-Böylece Mûsâ, Firavun’un ilâhî hükümlere boyun eğmesi ve İsrail Oğulları’nı özgür bırakması gerektiğine dâir Bizden aldığı gerçeği onlara iletince, Firavunun danışmanları, “Ey Firavun!” dediler, “En iyisi, Mûsâ’ya inananların yeni doğan erkek çocuklarını öldürün, kız çocuklarını da ahlaksız bir şekilde hizmetimizde kullanmak üzere sağ bırakın!”
İşte zâlimler, böyle plânlar kuruyorlardı. Oysa ilâhî kanunlara göre, inkârcıların bütün tuzakları, bütün komploları yıkılıp gitmeye mahkûmdu!
26-Böylece meclisini
Firavun,
danışma
Mûsâ’nın İçlerinden bazıları, halkın tepkisini çekmemek için ona yumuşak davranmak gerektiğini söylediler. Bunun üzerine
durumunu
toplayarak görüştü.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
13

Firavun, Mûsâ’dan korktuğunu belli etmemek için, “Bırakın Mûsâ’yı öldüreyim!” dedi, “Karşısında celladı görünce, o çok güvendiği Rabb’ine yalvarsın; bakalım onu elimizden kurtarabilecek mi? Doğrusu ben bu adamın, kültürel ve siyâsî bir devrim yaparak inanç sisteminizi değiştirmesinden ve bu ülkede yönetimi ele geçirip bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum!” dedi.
27-Buna karşılık Mûsâ, “Dinleyin, ey insanlar!” dedi, “Ben, Hesap Gününe
inanmayan bütün kibirli ve küstah zorbalardan, benim Rabb’im ve sizin Rabb’iniz olan Allah’a sığınmışım! O halde hangi tehdit beni sindirebilir, hangi güç beni O’nun yolundan çevirebilir!”
28-O anda, inancını o güne kadar gizlemiş olan Firavun hanedanından bir mümin, ayağa kalkıp şöyle
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
14

haykırdı: “Siz bu adamı, ‘Rabb’im Allah’tır!’ dediği için mi öldüreceksiniz? Oysa o, sözlerinin doğruluğunu isbatlamak üzere size Rabb’inizden apaçık deliller getirdi. Düşünün; eğer o bir yalancıysa, yalanının cezâsını kendisi çekecektir, fakat eğer doğru söylüyorsa, onu inkâr ettiğiniz takdirde, sizi uyardığı dünya ve âhiret azâbının bir kısmı dünyadayken başınıza gelecektir! Çünkü Allah, haddi aşarak Kendisi hakkında yalan söyleyen hiç kimseyi başarıya ulaştırmaz, doğru yola iletmez.”
29-“Ey halkım! Bugün yeryüzünde iktidar ve egemenlik sizin elinizde!
Fakat Allah’ın bahşettiği bunca nîmetlere karşı nankörlük ederseniz, yarın Allah’ın azâbı gelip başımıza çökecek olursa, bizi ondan kim kurtarabilir?”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
15

Bu sözlere karşılık Firavun, “Ben size, yalnızca doğru olduğuna inandığım görüş ve düşüncelerimi belirtiyorum; ve tek amacım, sizi doğru yola iletmektir!” dedi.
30-Bunun üzerine, inanan adam,
“Ey halkım!” dedi, “Doğrusu ben,
geçmişte Allah’a başkaldıran zâlim
toplumların uğradığı türden bir felâkete uğramanızdan korkuyorum!”
31-“Tıpkı Nûh kavminin, Ad ve Semud kavimlerinin ve onlardan
sonrakilerin başına gelen korkunç azap gibi bir azapla helâk edilmenizden korkuyorum! Şayet onlar azâbı hak etmeselerdi, Allah onları hiç cezâlandırır mıydı? Hiç kuşkusuz Allah, kullarına asla zulmetmek istemez! Ayrıca, hak yolda yürüyen kullarının zulme
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
16

uğramasına daha fazla izin vermeyecektir!”
32-“Ey halkım! Dünyada uğrayacağınız felâketler bir yana;
doğrusu ben, insanlar Allah’ın huzurunda yargılanırken, zâlimlerin pişmanlıktan hıçkıra hıçkıra ağlayacağı o Feryat Günü için, sizin adınıza cidden çok korkuyorum!”
33-O gün, arkanızı dönüp kaçmaya çalışacaksınız, ama ne çare; hiç kimse
ve hiçbir güç, sizi Allah’ın gazâbından kurtaramayacak! Öyleyse kardeşlerim; gelin zulüm ve haksızlıklara bir son verelim ki, dosdoğru yola iletilmeyi hak edelim! Unutmayın; Allah kimi sapıklık içinde bırakırsa, hiç kimse ve hiçbir güç onu doğru yola iletemez!”
34-“Hatırlayın; daha önce Yusuf da size apaçık delillerle gelmişti; fakat
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
17

siz Mısır halkı, onun getirdiği inanç sistemine de her zaman şüpheyle bakmıştınız! Nitekim o öldükten sonra, “Allah ondan sonra hiçbir Elçi göndermeyecektir!” dediniz. Çünkü size adâleti, doğruluğu emreden bir dine inanmak işinize gelmiyordu. İşte Allah, hak hukuk tanımayarak sınırı aşan, dupduru hakîkate şüphe karıştıran günahkârları böyle saptırır!”
35-“Oysa iknâ edici herhangi bir delile dayanmaksızın Allah’ın
âyetleri hakkında körü körüne tartışmaya girişenler, hem Allah’ın gazâbına uğrayacak, hem de müminlerin öfkesiyle karşı karşıya kalacaklardır! İşte Allah, küstahça kibirlenen zâlimlerin kalbini böyle mühürler!”
36-Mümin şahıs konuşmasına devâm ederken, Firavun onun
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
18

sözlerini keserek “Ey Haman!” dedi, “Madem ki Mûsâ, tüm varlıkların Efendisi olan bir tanrıdan söz ediyor, o halde bana öyle yüksek bir kule yap ki, tepesine çıkıp göklere açılan yollara ulaşayım!”
37-“Ulaşayım ki, Mûsâ’nın tanrısını
kendi gözlerimle göreyim! Böylece, yukarılarda böyle bir kimse bulunmadığını hepiniz göreceksiniz; çünkü ben, bu adamın şan şöhret peşinde koşan yalancılardan biri olduğunu zannediyorum!”
İşte böylece, yaptığı çirkin davranışlar zamanla Firavunun gözünde güzel görünmeye başladı; ve ilâhî yasalar gereğince, bunun doğal sonucu olarak doğru yoldan iyice uzaklaştırıldı! Yaptığı kötülüklere gelince; Firavunun tuzağı, kendisini ve halkını felâkete
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
19

sürüklemekten başka hiçbir işe yaramadı!
38-İnanan adam sözlerine devâm ederek, “Ey halkım!” dedi, “Bana
uyun ki, sizi doğru yola ileteyim!” 39-“Ey halkım; şu dünya hayatı,
ancak gelip geçici bir faydalanmadan ibarettir; âhiret ise, sonsuza dek sürecek asıl yurttur!”
40-“O âhiret yurdu ki, kim bir kötülük yapmışsa, ancak yaptığı
kadarıyla cezâlandırılacaktır; ve – ister erkek, ister kadın olsun- her kim de Allah’a ve âhiret gününe inanarak güzel ve yararlı işler yaparsa, işte onlar da cennete girecekler ve orada onlara, hadsiz hesapsız nîmetler verilecektir.”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
20

41-“Ey halkım! Bu nasıl iştir; ben sizi kurtuluşa çağırırken, siz beni ateşe çağırıyorsunuz!”
42-“Siz beni, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeye ve haklarında –
emirlerine kayıtsız şartsız boyun eğmek gerektiğine dâir- hiçbir geçerli belge ve bilgiye sahip olmadığım varlıkları O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz! Ben ise sizi, mutlak otorite sahibi ve çok çok bağışlayıcı olan Allah’a kul olmaya çağırıyorum!”
43-“Şu da apaçık bir gerçektir ki,
sizin beni davet ettiğiniz bu çarpık inanç sistemi, dünyada da, âhirette de davet edilmeye lâyık değildir! Unutmayın; hepimizin dönüşü Allah’adır! Hiç kuşkusuz, ilâhî hükümleri reddederek sınırı aşmış olanlar, kesinlikle cehennem halkıdırlar!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
21

44-“Allah’ın huzuruna vardığımızda, size söylediklerimi hatırlayıp gerçeği anlayacaksınız! Fakat iş işten geçmiş olacak!”
“Ben bunları söylerken, zâlimlerin şimşeklerini üzerime çektiğimin farkındayım. Fakat ne olursa olsun, gerçekleri haykırmaktan asla geri durmayacağım! Çünkü ben, her işimi Allah’a havale ediyor ve yalnızca O’na güveniyorum! Doğrusu Allah, kullarının her hâlini görmektedir.”
45-İman eden adam, bu sözleri
söyledikten sonra müminlerin safına katılıp mücâdelesine devâm etti. Allah da onu, kavminin çirkin tuzaklarından korudu. Firavun ve adamlarına gelince; onlar da Kızıldeniz’de boğulduktan sonra, kabir hayatı denilen âlemde korkunç bir azâba mahkûm edildiler.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
22

46-O mahkûm oldukları azap bir ateştir ki, onlar sabah akşam ona arz
edilecekler ve yeniden dirilinceye kadar, cehennemde gidecekleri yeri görerek azap çekecekler! Son saat gelip çatınca da, “Firavun ve adamlarını, cehennemdeki en şiddetli azâba sürükleyin!” denilecek.
47-O zaman zâlimler, cehennem ateşinde birbirleriyle tartışmaya
başlayacaklar. Yeryüzünde ezilen, sömürülen ve güçsüz bırakılanlar, dünyada iken peşlerinden gittikleri ve bir vakitler büyüklük taslamış olan lider ve yönetici konumundaki kimselere sitem ederek diyecekler ki: “Biz hayatımız boyunca sizin izinizden hiç ayrılmamıştık. Şimdi ateşin bir kısmını olsun bizden uzaklaştırabilir misiniz?”
48-Buna karşılık büyüklük taslayanlar, “Görmüyor musunuz; biz
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
23

de sizinle beraber ateşin içindeyiz!” diye cevap verecekler, “Biz kendimizi kurtardık mı ki, size yardım edelim? Fakat görünen o ki, artık bizi hiç kimse kurtaramaz; çünkü Allah, kulları arasında kesin hükmünü vermiş bulunuyor!”
49-Derken ateşin içindekiler, cehennemin bekçilerine seslenerek,
“Ne olur Rabb’inize yalvarın da, hiç değilse bir gün için azâbımızı hafifletsin!” diyecekler.
50-Melekler, “Elçileriniz size
hakîkati açıkça ortaya koyan belgeler getirmemişler miydi?” diye soracaklar. Onlar ise, “Elbette getirmişlerdi; fakat biz onları inkâr etmiştik!” diyecekler. Bunun üzerine melekler, “Madem öyle, o zaman Allah’a kendiniz yalvarın! Fakat şunu da bilin: Kâfirlerin duâsı, her zaman boşa gitmeye mahkûmdur!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
24

Gelelim, bu kıssadan alınacak hisseye:
51-Biz Elçilerimize ve onları izleyen müminlere, hem bu dünya
hayatında, hem de bütün şâhitlerin hazır bulunacağı Hesap Gününde mutlaka yardım edeceğiz!
52-O Gün zâlimlere, öne sürecekleri hiçbir bahâne fayda vermeyecek. Aksine, Allah’ın rahmetinden yoksun bırakılarak lânete uğrayacaklar; sonra da, cehennem denilen o korkunç yurda sürülecekler!
Evet; Elçilerimize ve onları izleyen müminlere mutlaka yardım edeceğiz. Nitekim:
53-Gerçekten Biz Mûsâ’ya yol
gösterici mesajlar bahşetmiş ve İsrail Oğulları’nı, Tevrat adıyla anılan o Kitaba mirasçı kılmıştık.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
25

54-Akıl ve sağduyu sahipleri için doğruyu-eğriyi gösteren bir rehber, bir öğüt ve ibret kaynağı olmak üzere.
Ve işte bugün, tüm insanlığı kucaklayan son mesajımızı, Kurân’ı gönderdik.
55-O halde, ey Müslüman! Allah yolunda giriştiğin mücâdelede başına
geleceklere göğüs gererek sabret! Unutma ki, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir! Rabb’ine giden yolda, şeytanın tuzaklarından birine takılıp tökezlesen bile, sakın ümitsizliğe kapılma; derhal günahının bağışlanması için Rabb’ine yalvar; gözlerini hedeften ayırmadan, kaldığın yerden yoluna devâm et ve bu yolculuğunda sana azık olması için, sabah akşam Rabb’ini övgüyle yücelterek tesbih et! Kurân’a karşı
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
26

savaş açan kâfirler için de üzülme! Şunu iyi bil ki:
56-Hiçbir ikna edici delile dayanmaksızın, sırf önyargılardan
yola çıkarak Allah’ın âyetleri hakkında körü körüne tartışmaya girişenler var ya; onların yüreklerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir kibir, bir kendini beğenmişlik duygusundan başka bir şey yoktur! İşte bütün itirazlarının altında yatan gerçek sebep budur! Öyleyse, ey Müslüman! Bu gibi kimselerin şerrinden yalnızca Allah’a sığın! Hiç kuşkusuz O, her şeyi işiten, her şeyi görendir.
57-Oysa âhireti inkâr edenlerin, en
azından şunu düşünmeleri gerekirdi:
Gökleri ve yeri yoktan var etmek, ölmüş olan insanları yeniden yaratmaktan daha büyük ve daha zor
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
27

bir olaydır; fakat insanların çoğu bunu idrâk etmezler.
58-İdrâk etmezler; çünkü görenlerle görmeyenler bir olmaz. İşte aynen
böyle, iman edip güzel işler yapanlarla kötülük yapanlar da aynı değildir. Fakat siz ey insanlar, ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! Halbuki:
59-Kıyâmet mutlaka gelip çatacaktır; buna hiç şüphe yok! Fakat
insanların çoğu, bu gerçeğe inanmaya yanaşmaz.
60-İşte bu yüzden, Rabb’iniz diyor
ki: Ey insanlar! Bir şey isteyeceğiniz zaman Bana, yalnızca Bana duâ edin; Ben de duânızı kabul edeyim! Yeter ki siz, haddinizi bilip emirlerime boyun eğin! Bana kul olmayı gururlarına yediremeyen kendini beğenmiş zâlimlere gelince; onlar,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
28

alçaltılmış ve onurları kırılmış bir halde cehenneme gireceklerdir! Oysa içinde yaşadıkları evreni dikkatli bir gözle incelemiş olsalardı, asla gurura kapılmaya hakları olmadığını görecek, Rablerinin sonsuz kudret ve merhameti karşısında ister istemez secdeye kapanacaklardı:
61-Geceyi, huzur ve güven içinde dinlenmeniz için sessiz ve karanlık;
gündüzü de çalışıp kazanç elde etmeniz için ışıl ışıl, apaydınlık kılan Allah’tır. Gerçekten Allah, insanlara karşı çok cömert, çok lütufkârdır; ne var ki, insanların çoğu şükretmez.
62-İşte sizin gerçek Sahibiniz, Efendiniz ve Rabb’iniz olan Allah,
budur! O, her şeyin yaratıcısıdır! O’ndan başka ilâh yoktur! Şu halde ey insanlar, nasıl şeytânî
propagandalara aldanıp kulluktan yüz çeviriyorsunuz?
O’na
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
29

63-Allah’ın âyetlerini bile bile inkâr edenler, işte böyle apaçık gerçeklerle
yüz yüze oldukları halde, kibir ve bencilliklerinin kurbanı olup hak ve hakîkatten çevriliyorlar. Oysa ki:
64-Yeryüzünü sizin için yaşamaya
elverişli bir yurt, gökyüzünü de emniyet kalkanı gibi bir kubbe yapan; size şekil veren -hem de, ihtiyaçlarınıza ve yaratılış gayenize uygun bir halde düzenleyerek en güzel şekli veren- ve sizi tertemiz nîmetlerle rızıklandıran Allah’tır. İşte sizin gerçek Sahibiniz, Efendiniz ve Rabb’iniz olan Allah, budur! Evet; bütün âlemlerin Rabb’i olan Allah, gerçekten ne yücedir!
65-O, dâimâ diridir; hayatın, canlılığın biricik kaynağıdır! O’ndan
başka ilâh yoktur! Öyleyse, ey insanlar, bütün içtenliğinizle, yalnız ve sâdece Allah’a bağlanarak,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
30

tertemiz bir inançla O’na yalvarın!
Unutmayın ki:
Her türlü övgü ve yücelik, bütün âlemlerin gerçek Rabb’i ve Efendisi olan Allah’a aittir!
Her türlü övgüye, teşekküre lâyık olan, sâdece Odur. Gerçek anlamda övülmek Onun hakkıdır ve yalnızca Ona yaraşır. O halde:
66-Ey Müslüman! Din konusunda senden taviz koparmaya çalışan
inkârcılara de ki: “Bakın; bana Rabb’imden bu apaçık belgeler geldikten sonra, Allah’ın yanı sıra tapındığınız kimselere kulluk etmem bana kesinlikle yasaklanmış ve tam bir teslimiyetle âlemlerin Rabb’ine boyun eğmem emredilmiştir!”
O Allah ki;
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
31

67-Sizin atanız ve aslınız olan ilk insanı topraktan yaratan; sonra
topraktaki bu mineralleri babanızın vücudunda bir çok kimyasal işlemlerden geçirerek sizi önce bir damla sudan, sonra rahimde asılı duran kanpıhtısı şeklindeki alaka’dan yaratan; sonra sizi sağlıklı bir bebek hâlinde dünyaya getiren ve ardından, gençlik çağına ulaşmanız ve nihâyet ihtiyarlamanız için sizi yaşatan O’dur. Böylece, içinizden kimileri küçük yaşta hayata veda eder, kimileri de aklını kullanıp düşünmesi için belirli bir süreye kadar yaşatılır.
O Allah ki;
68-Hayatı bahşeden ve ölümü
takdir eden O’dur! Öyle ki, O bir şeyin olmasını istedi mi, ona sâdece “Ol!” der, o da hemen oluverir!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
32

69-buna karşılık, sahte ve yanıltıcı itirazlarla Allah’ın âyetleri hakkında
tartışmaya girişenlerin, hak ve hakîkatten nasıl çevrildiklerini görmüyor musun?
70-Onlar, bu son kutsal Kitabı
yalanlayan ve böylece, daha önceki Elçilerimize gönderdiğimiz bütün vahiyleri inkâr eden kimselerdir. Fakat yakında, ne büyük bir yanılgı içinde olduklarını anlayacaklar. Ne zaman mı?
71-Boyunlarına kelepçeler ve
ellerine-ayaklarına zincirler takılıp cehenneme doğru sürüklendikleri zaman!
72-İşte o zaman, iç organları paramparça eden kaynar suya
atılacaklar; ve sonra, cehennem ateşinin içinde yanacaklar.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
33

73-Sonra onlara, “Allah’a ortak koştuğunuz o sahte ilâhlarınız, liderleriniz, efendileriniz şimdi neredeler?” diye sorulacak.
74-Onlar da, “Bizi yüzüstü bırakıp ortadan kaybolmuşlar! Meğer biz, bu
güne kadar tapılmaya değer hiç bir şeye tapmıyormuşuz!” diyecekler. Bunun üzerine, “Ey zâlimler!” denilecek, “İşte Allah, apaçık hakîkati bile bile inkâr eden sizin gibi zâlimleri böyle şaşırtır!”
75-“Çünkü siz, Allah’ın bahşettiği
güç, servet ve saltanata dayanarak
yeryüzünde haksız yere şımarıp azgınlaşıyor, küstahça böbürlenip duruyordunuz!”
76-“Öyleyse, içinde sonsuza dek kalacağınız cehennemin kapılarından
girin bakalım ateşe!” Evet, büyüklük KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
34

taslayanların varacağı yer ne korkunçtur!
77-O halde, ey Müslüman! Zâlimlerin baskı ve eziyetlerine karşı
sabret! Unutma ki, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir! Onlara vaadettiğimiz azâbın bir kısmını derhal gönderip kâfirleri helâk ederek, özlemini çektiğin mutlu ve aydınlık günleri sana bu dünyada göstersek de; seni çetin bir mücâdelenin ardından vefât ettirerek mutlu günleri ahiret gününe ertelesek de, sonuçta zâlimler azaptan kurtulamayacaklar! Çünkü hepsi, dönüp dolaşıp eninde sonunda bizim huzurumuza gelecekler.
78-Ey Muhammed! Doğrusu Biz,
senden önce de nice Peygamberler göndermiştik. Onlardan kiminin hayat hikayesini sana bu Kurân’da anlattık, kiminden de hiç söz
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
35

etmedik. Göndermiş olduğumuz hiç bir Peygamber, Allah’ın izni olmadıkça herhangi bir mûcize gösteremez. Her elçi, inkârcılarla sonuna kadar mücâdele eder. Nihayet Allah’ın emri gelince, en âdil hüküm verilir ve Allah’ın nurunu ortadan kaldırmaya çalışanlar, işte o zaman korkunç bir azapla yok edilerek hüsrana uğrarlar. İşte, günümüz inkârcılarını da aynı âkıbet beklemektedir!
Eğer inkârcılar senden mûcize istiyorlarsa, şöyle bir çevrelerine baksınlar:
79-O Allah ki, bir kısmını binek hayvanı olarak kullanmanız, bir
kısmından da et, süt, bal, yumurta gibi yiyecekler elde etmeniz için, evcil hayvanları yaratıp emrinize vermiştir.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
36

80-Bu hayvanlarda, sizin için daha birçok faydalı yönler vardır. Nitekim
onların üzerinde seyahat ederek uzak mesafeleri rahatlıkla aşabilir, gönlünüzdeki nice ihtiyaç ve arzuları gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca, hem onlar, hem de size bahşettiğimiz bilgi ve yetenekle imal ettiğiniz gemi ve benzeri araçlar sayesinde taşımacılık yaparsınız.
81-Allah, size bahşettiği mûcizevî nîmetlerini işte böyle gözlerinizin
önüne seriyor; o halde, söyleyin ey nankörler; Allah’ın bu muhteşem mûcizelerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?
82-Peki bu inkârcılar, hiç yeryüzünü
dolaşıp da, kendilerinden önce gelip geçmiş zâlimlerin nasıl bir sonla karşılaştığını görmüyorlar mı? Üstelik geçmişte yaşamış bu toplumlar, kendilerinden daha kalabalık ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
37

gerek ekonomik ve siyasal güç bakımından, gerekse yeryüzünde meydana getirdikleri eserler açısından daha üstündüler. Fakat azâbımız gelip çatınca, elde ettikleri servet ve saltanat, onları yok olmaktan kurtaramamıştı!
83-Çünkü Elçileri onlara apaçık delillerle gelince, sahip oldukları
sanatlarına, bilgilerine felsefelerine, teknolojilerine güvenip gurura kapılmışlardı; böylece, alay edip durdukları o korkunç azap, kendilerini dört bir yandan kuşatıvermişti!
84-Ve zâlimler, ülkelerini tepeden tırnağa kuşatan azâbımızı karşılarında
görünce, “Şimdi bir tek Allah’a iman ediyor ve hayatımıza hükmetme yetkisi vererek O’na ortak koştuğumuz her şeyi reddediyoruz!” dediler.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
38

85-Oysa, Allah’ın kulları için öteden beri uygulayageldiği toplumsal
yasalara göre, azâbımızı gördükten sonra iman etmeleri, onlara hiç bir fayda sağlayacak değildi. Böylece inkârcılar, o anda ve oracıkta derhal yok edilerek, insanın başına gelebilecek en büyük hüsrana uğramış oldular!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
39

41-FUSSİLET SÛRESİ
Mekke döneminin ortalarında, Mümin sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, üçüncü âyetinde geçen ve Kurân mesajının açık ve net olduğuna işâret eden “fussilet: açıklandı” kelimesinden almıştır. 54 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
1-Ha, Mîm. Dinle, ey insanoğlu!
Senin pek iyi tanıdığın ve sürekli kullandığın harflerden oluşan; fakat hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan bu mesaja kulak ver:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
40

2-Ha, mîm gibi harflerden oluşan bu muhteşem âyetler, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan Allah tarafından gönderilmiştir.
3-Hem öyle bir Kitap ki, önce Kurân’ın ilk muhatapları olan
Araplara, sonra da tüm insanlığa sesleniyor: Doğrunun, güzelin kıymetini bilen bir toplum için, âyetleri Arapça okunup rahatlıkla anlaşılan bir metin olarak bölümler hâlinde düzenlenmiş ve tüm açıklığıyla ortaya konmuştur.
Kurân’ın ilk muhatabı olan Araplar, şâyet başka bir dili konuşuyor olsaydınız, o zaman âyetlerimizi o dilde gönderecektik. Şu halde, İslâm dâvetçilerine bir görev düşüyor: Kurân’ı kendi dillerine tercüme edip halkı aydınlatarak, Arapça bilmeyen toplumların da bu evrensel mesajı anlamasını sağlamak. Çünkü:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
41

4-Bu kitap, tüm insanlığı ilâhî rahmet
ile müjdelemek ve zâlimleri bekleyen kötü âkıbete karşı uyarmak için gönderilmiştir. Ne var ki, insanların çoğu inatla gerçeklerden yüz çeviriyor; bu yüzden de, kendilerini kurtuluşa iletecek mesajı duymazlıktan geliyorlar:
5-Ve tavır ve davranışlarıyla, âdetâ
“Ey Müslüman!” diyorlar, “Bizi çağırdığın bu tevhid inancına karşı kalplerimiz kapalı, kulaklarımız sağırdır; dolayısıyla, seninle bizim aramızda aşılmaz bir engel vardır! Öyleyse sen bize öğüt vermeyi bırak da, şu savurduğun tehditleri gerçekleştirmek için yapacağını yap; fakat şunu unutma ki, biz de sizi ezip yok etmek için elimizden geleni yapacağız!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
42

6-Ey Peygamber ve onun izinden yürüyen İslâm dâvetçisi! Onlara de ki:
“Ben, ilâhî tehditleri gerçekleştirecek güce ve yetkiye sahip değilim! Aksine, sâdece sizin gibi fâni bir insanım. Ancak şu var ki; bana kutsal kitap aracılığıyla, ilâhınızın eşi ortağı olmayan, sonsuz kudret, adâlet ve merhamet sahibi bir tek ilâh olan Allah olduğu bildiriliyor. Öyleyse, tüm bâtıl inanç ve ideolojileri terk ederek dosdoğru O’na yönelin ve bugüne kadar işlediğiniz günahlardan ötürü O’ndan bağışlanma dileyin! Hakikat apaçık ortada dururken, bir takım sahte ilâhları, efendileri, önderleri Allah’a ortak koşanların vay hâline!”
7-“Yoksullara, yardıma muhtaç kimselere verilmesi gereken zekâtı
vermekten kaçınan ve insanların hesâba çekileceği öte dünyanın
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
43

varlığına da inanmayan o müşriklerin vay hâline!”
8-Allah’a ve âhiret gününe iman eden ve bu imana yaraşır güzel ve
yararlı işler yapanlara gelince; onları, asla bitip tükenmeyecek bir mükâfât olan cennet nîmetleri bekliyor!
9-O halde, ey Müslüman! İnkâr edenlere de ki: “Siz, şu üzerinde
yaşadığınız yerküreyi iki günde yaratmış olan Allah’ı gerçekten inkâr mı ediyorsunuz? Ve O, bütün âlemlerin yegâne Sahibi, Efendisi ve Rabb’i olduğu halde, birtakım putları ve putlaştırılmış varlıkları, kudret ve egemenliğinde O’na ortak mı koşuyorsunuz? Bu ne büyük küstahlık böyle!”
10-Allah yeryüzünü yarattıktan sonra, üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi, orayı sayısız nîmet ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
44

bereketlerle donattı ve canlıların gıdalarını meydana getiren temel maddeleri isteyen herkesin eşit olarak faydalanacağı şekilde -önceki iki gün birlikte- toplam dört günde takdir etti, ölçüp ayarladı.
11-Sonra kudret ve irâdesiyle,
henüz gaz bulutu hâlinde olan göğe yöneldi; göğe ve yere, “İkiniz de, isteyerek veya istemeyerek koyduğum yasalara boyun eğin!” buyurdu. Onlar da, lisân-ı hâl ile, “Başüstüne, emrine gönülden boyun eğdik!” dediler.
12-Böylece, gökyüzünü iki günde,
yedi kat gök şeklinde düzenledi ve her katına, kendi işlevini öğreterek uyması gereken yasaları ilham etti. Ayrıca, dünyaya en yakın göğü parlak birer inci demeti gibi ışıldayan kandillerle süsledi ve onu şeytanlardan korudu. İşte bu hârika
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
45

sistem, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah’ın mükemmel bir ölçü ve denge ile ortaya koyduğu takdiri sayesinde yürümektedir.
13-Ey Müslüman! Bütün bu açıklamalara rağmen, kâfirler yine de
Allah’a itaatten yüz çevirirlerse, onlara de ki: “O halde sizi, Ad ve Semûd kavimlerinin başına gelen felâketlere benzer bir toplumsal felâkete karşı uyarıyorum!”
14-Hani onlara, ardı ardına Elçiler gelmiş ve her fırsatı kullanarak, çeşitli
yol ve yöntemlerle ve bıkıp usanmadan onları hakîkate dâvet etmişlerdi: “Sadece Allah’a kulluk etmeli ve yalnızca O’na boyun eğmelisiniz!” Buna karşılık onlar, “Eğer Rabb’imiz sizin söylediklerinize inanmamızı isteseydi, mesajının tebliğcisi olarak bize gökten melekler gönderirdi. Onun için biz, sizinle
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
46

gönderilen bu mesajı reddediyoruz!” dediler. Böylece Ad kavmi de, Semud kavmi de gün geçtikçe azgınlaşmaya başladılar.
15-Ad kavmine gelince; onlar, hak hukuk tanımaz bir halde yeryüzünde
küstahça kibirlenerek, “Şu evrende, bizden daha güçlü kim varmış?” dediler. Halbuki, onları yaratan Allah’ın kendilerinden çok daha güçlü olduğunu görmüyorlar mıydı? Doğrusu onlar, âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı.
16-Bunun üzerine, tam yedi gece
sekiz gün süren o felâket günlerinde, üzerlerine her yeri tarumar eden dondurucu bir kasırga gönderdik ki, onlara bu dünya hayatında alçaltıcı azâbı tattıralım! Fakat onların âhirette çekecekleri cehennem azâbı, çok daha alçaltıcı olacak ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
47

kendilerine hiçbir şekilde yardım da edilmeyecektir!
17-Semud’a gelince; onlara da doğru yolu göstermiştik; fakat onlar,
gösterdiğimiz apaydınlık yolu izlemek yerine inkâr ve cehâlet karanlıklarında kör olarak yaşamayı tercih ettiler. Bunun üzerine, yaptıkları zulüm ve haksızlıklardan dolayı alçaltıcı bir yıldırım azâbı onları çarpıp yok etti!
18-Âyetlerimize iman eden ve bu imana yaraşır dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüklerden sakınan kimseleri ise, dünya ve âhiret azâbından kurtardık.
Kâfirlerin âhirette uğrayacakları azâba gelince:
19-O Gün Allah’ın düşmanları, gruplar hâlinde cehenneme doğru sürülecekler.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
48

20-Nihâyet ateşin karşısına geldiklerinde, bizzat kendi kulakları,
gözleri ve hattâ derileri dile gelip dünyada iken yaptıkları çirkin işleri bir bir sayıp dökerek onlar aleyhinde şâhitlik edeceklerdir.
21-Bunun üzerine zâlimler kendi derilerine, “Niçin bizim aleyhimizde
şâhitlik ediyorsunuz?” diye öfke ve hayretle soracaklar. Onlar da, “Ne yapalım; her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu!” diyecekler, “Sizi başlangıçta O yarattı; ve şimdi yine O’na dönüyorsunuz!” O zaman Allah onlara diyecek ki:
22-“Oysa siz dünyada zulüm ve haksızlık peşinde koşarken, kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin bir gün size karşı şâhitlik edeceğinden korkup da günahlardan sakınmıyordunuz. Üstelik, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
49

bilmediğini ve sizi hiçbir zaman hesâba çekmeyeceğini sanıyordunuz.”
23-“İşte, Rabb’iniz hakkında beslediğiniz bu çarpık düşünceler sizi
felâkete sürükledi; ve böylece, en büyük hüsrana uğrayanlardan oldunuz!”
24-Artık sabretseler de sabretmeseler de, varacakları yer
ateştir! Kendilerinden razı olunması için yalvarıp yakarsalar da, asla hoşnutluğa erenlerden olamayacaklar! Çünkü vaktiyle, hakikat onlara bütün açıklığıyla tebliğ edilmiş, ama onlar bilerek inkârı tercih etmişlerdi.
25-Biz de bu yüzden onlara, kendilerini yoldan çıkaran şeytanî arkadaşlar musallat ettik. Böylece bu şeytanlar, yaptıkları her şeyi
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
50

kendilerine cazip göstererek onları iyice azgınlığa sürükledi ve sonunda, kendilerinden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları için geçerli olan azap sözü, onlar için kaçınılmaz oldu. Gerçekten onlar, büyük bir hüsrana uğramışlardır. Hal böyleyken:
26-Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, birbirlerine diyorlar ki: “Sakın şu
Kurân’ı dinlemeyin; başkasının dinlemesine de izin vermeyin! Çünkü onu duyan, büyüsüne kapılıp bir anda değişiveriyor. Bunun için, din adına uydurulmuş bidat ve hurâfelerle, ilgi çekici menkıbelerle, hikayelerle vs. mümin kitleleri oyalayıp uyutmaya çalışın. Bunun yanı sıra, bir yandan insanları cinsellik, içki, uyuşturucu, kumar gibi çılgınca eğlencelerle oyalarken, diğer yandan da İslâm ve Müslümanlar aleyhinde yıkıcı propagandalar yapın, Kurân hakkında yanıltıcı itirazlar geliştirin, basın-yayın
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
51

araçlarını da kullanarak Kurân tebliğcilerini susturmak için bu yolda her türlü yaygarayı koparın; çünkü onun kitleleri etkileyen muazzam gücünü ancak bu şekilde bastırıp kültür çatışmasında Müslümanlara üstün gelebilirsiniz!”
27-Biz de bu sözlerinden dolayı, kâfirlere dünyada ve âhirette şiddetli
bir azap tattıracağız ve onlara, işledikleri en büyük kötülüklerin karşılığını vereceğiz!
28-İşte, Allah düşmanlarının cezâsı budur: Ateş! Âyetlerimizi bile bile
inkâr etmelerinin en âdil karşılığı olarak, onları orada sonsuz acı ve ıstıraplarla dolu bir yurt beklemektedir!
29-O Gün inkârcılar, dünyadayken göklere çıkardıkları ve körü körüne peşinden gittikleri liderlerine büyük
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
52

bir kin duyacak ve “Ey Rabb’imiz!” diyecekler, “Bizi doğru yoldan saptıran cinleri ve insanları bize göster ki, onları ayaklarımızın altına alıp çiğneyelim; böylece en aşağılık kimselerden olsunlar!”
30-“Bizim önünde boyun eğeceğimiz biricik efendimiz, yöneticimiz ve Rabb’imiz, Allah’tır!” diyen ve sonra da, bu söyleme uygun dosdoğru bir hayat yaşayan kimselere gelince; onların üzerine öbek öbek rahmet melekleri inecek ve onlara şu ilâhî müjdeyi ilham edecektir: “Korkmayın, üzülmeyin; size Allah tarafından söz verilen cennet müjdesiyle sevinin!”
31-“Biz hem bu dünya hayatında, hem de âhirette sizin dost ve
yardımcılarınızız! Eğer dünya imtihânını başarıyla tamamlarsanız cennete gireceksiniz ve orada
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
53

canınızın çektiği her şeye, arzuladığınız her nîmete sahip olacaksınız!”
32-Çok bağışlayıcı, çok merhametli olan Rabb’inizden bir karşılama ziyafeti ve sınırsız bir lütuf olarak!”
O halde:
33-İnsanları Allah’a kul olmaya çağıran, güzel ve yararlı işler yapan
ve “Ben, tam bir teslimiyetle Allah’ın hükümlerine boyun eğen bir Müslüman’ım!” diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?
Ama yine de, sizi önyargılarla değerlendiren bazı insanlar, dâvetinize karşı hiç de hak etmediğiniz çirkin bir tarzda cevap verebilir, en ağır sözlerle sizi incitebilirler. Bu durumda onlara kızıp küsmeyin, kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin. Unutmayın ki:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
54

34-Her insan yaratılıştan bilmeli ki, iyilik ile kötülük asla bir olmaz. O
halde, ey Müslüman! Sana kin besleyen insanlara sen kin duyma; aksine, onlara şefkat ve merhametle yaklaş; sana kötülük yapana iyilikle karşılık ver; gönül incitmeden, rencide etmeden, tatlı dille ve yapıcı bir üslupla, yâni en güzel şekilde kötülükleri bertaraf et; işte o zaman, aranızda kin ve düşmanlık bulunan kişinin birdenbire sımsıcak bir dosta dönüştüğünü göreceksin.
35-Fakat bu üstün meziyet, sâdece zorluk ve sıkıntılar karşısında
sabredenlere verilmiştir. Diğer bir deyişle bu, ancak ilim, hikmet, şefkat, merhamet gibi güzelliklerden büyük bir pay almış olanlara verilmiştir.
Bununla birlikte, nihâyet İslâm dâvetçisi de bir insandır; inatçı câhiller karşısında öfkesine hâkim
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
55

olması her zaman kolay olmayabilir. Bunun içindir ki:
36-Ey Müslüman! Eğer şeytânî bir dürtü seni kışkırtıp anlamsız bir öfke
ve heyecana sürükleyecek olursa, hemen Allah’a sığın! Unutma ki O, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir. O halde, Rabb’ine güven ve insanları güzel öğütlerle O’nun yoluna çağırmaya devâm et:
37-Gece ile gündüz, Güneş ile Ay, O’nun sınırsız kudret ve yüceliğini
gözler önüne seren yaratılış delillerinden, yani ayetlerindendir. Öyleyse, Güneş’e veya Ay’a secde etmeyin; eğer gerçekten yalnızca O’na kulluk etmek istiyorsanız, onları ve diğer tüm varlıkları yaratan Allah’a secdeye kapanarak, yalnızca O’na kulluk ve itaat edin!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
56

38-Ama eğer inkârcılar, bu çağrı karşısında kibre kapılıp Allah’ın
hükümlerine boyun eğmekten kaçınacak olurlarsa, üzülme, ümitsizliğe ve yılgınlığa kapılma! Çünkü Rabb’inin katındaki melekler ve O’na kulluk eden müminler, gece gündüz bıkıp usanmadan O’nu anıp şanını yücelterek tesbih etmektedirler!
39-Yine O’nun ayetlerinden biri de şudur: Yeryüzünün bitki örtüsünü
tamamen kurumuş, solmuş ve âdetâ
boynunu bükmüş bir halde görürsün; fakat Biz üzerine yağmur yağdırınca, hemen canlanıp gelişir ve rengârenk bitkiler, çiçekler, ürünler yetiştirir. İşte bunu dirilten yüce kudret, ölüleri de kesinlikle diriltecektir. Unutma ki, O’nun her şeye gücü yeter.
40-Gerek evrendeki yaratılış delillerini görmezlikten gelerek,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
57

gerekse Kurân’ı kasten yanlış yorumlayarak âyetlerimiz konusunda doğru yoldan sapanlar, Bizden asla gizli kalmazlar!
Düşünün ey insanlar; işlediği zulüm ve haksızlıklardan dolayı ateşe atılan inkârcılar mı daha iyidir, yoksa Hesap Gününde Rabb’inin huzuruna güven içinde gelen müminler mi? İşte, size doğruyu ve eğriyi gösterdik, bu ikisinden dilediğinizi seçin ve dilediğinizi yapın! Ama unutmayın: Muhakkak Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
41-Gerçek şu ki, kendilerine tebliğ edilen bu son ilâhî Öğüdü inkâr
edenler, dünyada da âhirette de zillet ve perişanlıktan kurtulamayacaklar! Çünkü bu Kurân öyle muhteşem, öyle değerli bir kitaptır ki;
42-Hiçbir Bâtıl inanç ona asla sızamaz, insanlığa zararlı düşünceler,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
58

şeytânî öğretiler ona hiçbir yandan yaklaşamaz! Çünkü o, sonsuz ilim ve hikmet sahibi ve her türlü övgüye lâyık olan Allah tarafından gönderilmiştir.
43-O halde, ey Peygamber; ve ey onun izinden yürüyen İslâm dâvetçisi!
Sana eziyet eden zâlimlere aldırış etmeden, bu kitap ile insanlığı uyarıp aydınlatmaya devâm et! Unutma ki, sana çağdaş kâfirler tarafından söylenen incitici sözlerin aynısı, senden önceki Elçilere de söylenmişti. Fakat onlar her türlü sıkıntıya karşı sabırla direnmiş ve sonunda ilâhî müjdeye mahzar olmuşlardı. Öyleyse acele etme, Allah’ın hükmü gelinceye kadar tebliğe devâm et! Hiç kuşku yok ki, senin Rabb’in çok bağışlayıcıdır; fakat aynı zamanda, cezâlandırması da çok çetindir!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
59

44-Evet, Kurân’ın Arapça indiriliş hikmetini kavrayamayan, bu yüzden de onun evrenselliğine itiraz eden câhiller şunu bilsinler ki: Eğer Biz Kurân’ı yabancı bir dilde göndermiş olsaydık, o zaman onun ilk muhatabı olan Araplar haklı olarak, “İman etmemizi istediğin bu kitabın âyetleri, bize anladığımız dilden açık ve anlaşılır biçimde beyân edilmeli değil miydi? Arapça konuşan bir toplum ve onları hidâyete çağıran yabancı bir kitap; ne tuhaf şey bu!” diyeceklerdi. O halde, tüm insanlığa seslenerek de ki: “Bu Kurân, gerek Araplardan, gerekse diğer toplumlardan olsun, bütün inananlar için bir yol göstericidir ve insanlığı tehdit eden her türlü mânevî, kültürel, siyâsî ve toplumsal dertlere, yaralara kesin bir şifâdır. Bu mükemmel kitaba inanmayanlara gelince, onların kulaklarında, hakîkati işitmelerine engel bir sağırlık var; işte bu yüzden
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
60

Kurân, onlara göre anlaşılmaz, karanlık bir kitaptır. Öyle ki, apaçık hakîkate dâvet edilirken onlar, sanki çok uzak bir yerden çağrılan ve çağrıyı işitmekte zorluk çeken kimselere benziyorlar. Zaten târih boyunca, Allah’tan gelen bütün kitaplara aynı tepkiler gösterilmedi mi? Nitekim:
45-Biz bir zamanlar Mûsâ’ya, Tevrat denilen Kitabı vermiştik, fakat sırf
aralarındaki ihtirâs ve kıskançlık yüzünden Allah’ın kitabını tahrif ederek onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer bu dünyanın imtihân yeri olduğuna ve her şeyin tam karşılığının âhirette verileceğine dâir Rabb’in tarafından ezelden belirlenmiş bir yasa olmasaydı, aralarında çoktan hüküm verilmiş ve kötüler derhal cezâlarını çekip her türlü anlaşmazlık halledilmiş olurdu. Onlardan sonra kutsal Kitabı devralan Yahudi ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
61

Hıristiyanlara gelince: Onlar, bugün onun gerçekten ilâhî kaynaklı olup olmadığı hakkında kendilerini gerçekten rahatsız eden karmakarışık bir şüphe ve tereddüt içindedirler! Şunu iyi bilin ki:
46-Her kim güzel bir iş yaparsa, yalnızca kendi iyiliği için yapmış olur; ve kim de kötülük işlerse, o da ancak kendisine zarar vermiş olur. Unutma; Rabb’in, asla kullarına zulmetmez!
47-Kıyâmetin ne zaman kopacağına dâir gayb bilgisi yalnızca O’na aittir.
O’nun bilgisi ve izni olmadan ne bir meyve tomurcuğundan çıkabilir, ne bir dişi hamile kalabilir, ne de yavrusunu doğurabilir! İşte bu sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Allah, insanları yeniden diriltip hesâba çekecektir. O Gün, kâfirleri cehennemin karşısına getirecek ve onlara, “Söyleyin bakalım; kulluk ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
62

ibâdette Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz önderleriniz, efendileriniz ve diğer sahte ilâhlarınız şimdi neredeler?” diye soracak. Onlar da, “Sana açıkça bildiriyoruz ki, bugün içimizde, Senden başka boyun eğilecek bir otoritenin bulunduğuna şâhitlik edecek hiç kimse yoktur!” diyecekler.
48-Ve böylece, vaktiyle yalvarıp yakardıkları bütün hayâlî varlıklar,
sahte ilâhlar kendilerini yüzüstü bırakıp terk etmiş olacak; ve artık hiçbir kurtuluş çarelerinin kalmadığını anlayacaklar. İşte bu fecî âkıbetle yüz yüze gelmek istemiyorsanız, insan denen varlığın ruh dünyasını iyi çözümlemeli, onu inkâra sürükleyen psikolojik sebepleri doğru tesbit etmelisiniz:
49-İnsanoğlu, iyi ve güzel olan şeyleri istemekten asla bıkıp
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
63

usanmaz; fakat başına bir kötülük gelince de, bunun bir imtihân olduğunu göz ardı ederek hemen endişeye kapılır, yaşama ümidini tamamen kaybeder. Sahip olduğu her şeyin kendisine Allah tarafından bağışlanan gelip geçici bir nîmet olduğunu idrâk edemediği için, onları kaybettiği anda müthiş bir sarsıntı geçirir.
50-Fakat kendisine dokunan bir sıkıntının ardından başındaki belâyı
kaldırıp ona rahmetimizi tattıracak olsak, o zaman da küstahça bir edayla şöyle der: “Bu nîmetleri ben kendi gayret ve çabalarım sonucunda ve kendi yeteneklerim sayesinde kazandım; dolayısıyla bu zaten benim hakkımdır! Üstelik kıyâmetin kopacağını ve insanların yargılanacağını da hiç sanmıyorum; eğer bu iddianız gerçekleşse ve ben Rabb’imin huzuruna çıkarılsam bile,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
64

O’nun katında beni daha güzel nîmetlerin beklediğine emînim!” (18: Kehf 36)
Öyle mi zannediyor? Hayır; âyetlerimizi inkâr edenlere, yaptıkları her şeyi o gün açıkça bildireceğiz ve onlara, en şiddetli azâbı tattıracağız!
51-Evet; insanoğluna katımızdan zenginlik, sağlık, güzellik, güç, zeka
gibi bir nîmet verdik mi, bunları kendisine kimin verdiğini unutarak âyetlerimizden yüz çevirir ve kibre kapılarak yan çizer; fakat başına bir belâ gelince de, onun bir an önce kaldırılması için uzun uzadıya Bize yalvarıp yakarır.
52-O halde, ey Müslüman! İnkârcılara seslenerek de ki: “Bir
düşünün; eğer bu kitap Allah tarafından gönderilmiş ise ve siz de aptalca bir inat uğruna onu inkâr ediyorsanız, o takdirde, apaçık
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
65

gerçeklere sırt çevirerek derin bir çıkmaza saplanan sizin gibi inkârcılardan daha bedbaht ve daha sapık kim olabilir?”
İşte bunun içindir ki;
53-Elinizdeki bu Kurân’ın Allah’tan gelen kesin ve tartışılmaz bir gerçek
olduğu bütün insanlık tarafından açık ve net olarak anlaşılıncaya kadar, onlara hem dış dünyada, hem de kendi iç dünyalarında âyetlerimizi göstereceğiz. Kıyamete kadar bütün insanlar Allah’ın ayetlerinin işâret ettiği bireysel, toplumsal, tarihî, ekonomik ve siyasal gerçeklerin bir bir ortaya çıktığını hem kendi iç dünyalarında, hem Mekke’de, Harem’de hem de dış alemde, bütün dünyada apaçık görecekler. Çevrelerinde hayatı daha yakından tanıyacaklar.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
66

Böylece insanlık Kur’an’ın hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde, insan ürünü bir kitap olmadığını anlayacaktır. Bu nasıl olur deme: Rabb’inin her an her şeye tanık olması yetmez mi?
Ama bütün bu apaçık delillere, apaçık mûcizelere rağmen yine de hakîkatten yüz çevirecek olurlarsa;
54-İyi bilin ki, onlar Hesap Günü Rablerine kavuşup yargılanacakları
konusunda, kendilerini rahatsız eden ciddî bir şüphe içindedirler! Ve şunu da bilin ki; gerçekten Allah, sonsuz ilim ve kudretiyle her şeyi çepeçevre kuşatmıştır!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
67

42-ŞÛRÂ SÛRESİ
Mekke döneminin ortalarında, Fussilet sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, otuz sekizinci âyetinde geçen ve danışmanın önemini vurgulayan “şûrâ: istişâre, danışma” kelimesinden almıştır. 53 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
1-Hâ, Mîm.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
68

2-Ayn, Sîn, Kâf. Dinle, ey insanoğlu! Hâ, Mîm, Ayn, Sîn, Kâf gibi, senin pek
iyi tanıdığın ve sürekli kullandığın harflerden oluşan; fakat hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan Azîz ve Hakîm Allah’ın vahyi bu mesaja kulak ver:
3-İşte böyle vahyediyor sana ve senden öncekilere, sonsuz kudret ve hikmet sahibi olan Allah.
4-O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur; gerçek anlamda yücelik ve büyüklük, yalnızca O’na aittir.
5-O’nun kudret ve azametinden, neredeyse gökler yukarıdan aşağıya
çatlayıp paramparça olacaklar! Öte yandan melekler, sürekli olarak Rablerinin şânını övgüyle yüceltmekte ve yeryüzündeki
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
69

müminler için bağışlanma dilemekteler.
İyi bilin ki Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Hal böyleyken:
6-Kendilerine Allah’tan başka yardımcılar, kurtarıcılar, hükmüne
boyun eğilecek varlıklar ve dostlar edinen müşriklere gelince, Allah onları görüp gözetmektedir! Dolayısıyla, tebliğ görevini yaptığın sürece, sen onların davranışlarından sorumlu değilsin.
7-Ey şanlı Elçi! Daha önceki Peygamberlere nasıl kendi halkının konuştuğu dilde kitap gönderdiysek, işte sana da Arapça okunan bir hitabe olan bu Kurân’ı gönderdik ki, asıl adı Mekke olan ve dünya kentlerinin merkezi konumunda bulunan Anakent halkını ve aşama
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
70

aşama çevresindeki diğer bütün şehirleri, toplumları, ülkeleri ve tüm dünyayı uyarasın; ve böylece, gerçekleşeceğinde asla şüphe olmayan o kıyamet günü o Toplanma Gününe karşı onları ikaz etmiş olasın. Çünkü O Gün gelip çatınca, insanların bir kısmı cennete girecek, bir kısmı da çılgın bir ateşe!
8-Gerçi Allah dileseydi, onları da zorla imana getirir ve tüm insanlığı,
ister istemez Allah’a kulluk eden tek tip bir toplum yapabilirdi; fakat öyle yapmadı. Oysa Allah, insana özgür bir irâde vermiş ve onu, dilediği inanç ve hayat tarzını seçme konusunda serbest bırakmıştır. Bu yüzden O, samîmî bir kalple Kendisine yönelerek lütuf ve merhametine nâil olmak isteyen kimseyi sonsuz lütuf ve rahmetine kavuşturur. Bile bile kötülüğü tercih ederek zulüm ve haksızlık yapanlara gelince, onlar
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
71

Hesap Gününde, kendilerini Allah’ın gazâbından koruyabilecek ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı!
9-Demek onlar, Allah’ın yanı sıra başka yardımcılar, kurtarıcılar ve dostlar ediniyorlar, öyle mi? Oysa asıl koruyucu, gerçek dost yalnızca Allah’tır. Çünkü ancak O’dur, tüm canlılara hayat bahşeden! Ve sâdece O’dur, her şeye kadir olan!
10-Ey insanlar! Üzerinde anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda
nihâî hüküm verme yetkisi Allah’a aittir. Öyleyse, ey Müslüman! Onlara de ki: “İşte, benim boyun eğeceğim, kulu ve kölesi olacağım yegâne Efendim, Sahibim ve Rabb’im olan Allah, budur! Ben yalnızca O’na güvenir ve tüm kalbimle O’na yönelirim!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
72

11-O, gökleri ve yeri yoktan var edendir. Size kendi cinsinizden eşler
armağan eden ve birçok yönden yararlandığınız hayvanları çiftler hâlinde yaratıp istifadenize sunan; böylece, sizi bu mükemmel sistem içinde üretip çoğaltan O’dur. İşte bu çokluk ve çift kutupluluk, yaratılmışların özelliğidir. Allah ise tekdir, eşsiz ve benzersizdir. O öyle kudretli, öyle merhametli, öyle adâletli, öyle bilgili, öyle azametlidir ki, insanoğlunun hayâl edebileceği, zihninde canlandırabileceği hiçbir varlık, mevcut olan veya olabilecek hiçbir şey O’na benzemez. Yalnızca O’dur, her şeyi işiten, her şeyi gören.
12-Göklerin ve yerin hazinelerinin anahtarları O’nun elindedir; dilediğinin rızkını genişletir, dilediğine az, ölçülü ve idâreli verir. Hiç kuşkusuz O, her şeyi tam olarak bilendir.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
73

13-Ey Muhammed! İşte o sonsuz ilim sahibi Allah, vaktiyle Nûh’a emrettiği
inanç sistemini; sana gönderdiği bu Kurân’daki inanç ilkeleriyle temel hayat prensiplerini; ve ayrıca, İbrahim’e, Mûsâ’ya ve İsa’ya emrettiğimiz aynı inanç ilkelerini sizin bireysel ve toplumsal hayatınız için mutlaka uyulması gereken bir kanun yaptı. Ve bu elçileri aracılığıyla, târih boyunca insanlığa şu çağrıda bulundu: “Ey inanan kullarım! Bu mükemmel inanç sistemini hayatın her alanına egemen kılın; ve sakın bâtıl inançlara, ideolojilere sapıp da, onda ayrılığa düşmeyin!
Fakat ey peygamder, şunu da bil ki, senin insanları dâvet ettiğin bu prensipler, Allah’tan başka otoritelerin hükmüne boyun eğen o müşriklere çok ağır gelecektir ve zâlimler, bu çağrıyı şiddetle reddedeceklerdir! Çünkü Allah,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
74

hakikat karşısında inatla direten zalimleri değil, hakîkate ulaşmak isteyen temiz yürekli kimseleri seçip Kendisine yakınlaştırır; ve sâdece doğruluğa, güzelliğe yönelen kimseleri Kendisine varan yollara iletir.
Peki, Allah bütün Peygamberlere aynı inanç sistemini gönderdiğine göre, o Peygamberlerin izinden gittiklerini öne süren Yahudiler ve Hıristiyanlar, neden ayrı birer din gibi birbirleriyle ve Müslümanlarla sürekli çekişip duruyorlar? Neden son Elçiye iman etmiyorlar?
14-Çünkü onlar, kendilerine Allah katından iknâ edici bilgi ve belgeler
ulaşmasına rağmen, sırf aralarındaki ihtirâs ve kıskançlık yüzünden Allah’ın ayetlerini tahrif ederek dinde ayrılığa düştüler! Eğer bu dünyanın imtihân yeri olduğuna, bu yüzden Allah tarafından belirlenmiş bir vakte
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
75

kadar günahkârlara mühlet tanınacağına; asıl cezâ ve mükâfâtın ise ancak âhirette verileceğine dâir Rabb’in tarafından ezelden belirlenmiş bir yasa olmasaydı, aralarında hüküm verilmiş ve işleri bitirilmiş olurdu. Önceki inkârcı ataları nasıl hakîkatten yüz çevirdilerse, onlardan sonra kutsal Kitabı devralanlar da, bugün onun gerçekten ilâhî kaynaklı olup olmadığı hakkında kendilerini gerçekten rahatsız eden karmakarışık bir şüphe ve tereddüt içindedirler!
15-Ey Peygamber ve onun izinden yürüyen mümin! İşte bunun içindir ki,
sen onları, bütün Peygamberlerin ortak mesajı olan hak dine dâvet et; ve bütün söz ve davranışlarında, sana emredildiği gibi dosdoğru ol! Dikkat et; o inkârcılar, seni Kurân’dan saptırmaya çalışacaklar; sakın onların arzu ve heveslerine uyma! Onlara de
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
76

ki: “Ben, Allah’ın gönderdiği bütün kitaplara -sonradan değiştirdiğiniz, tahrif ettiğiniz kısımları düzelterek- Allah’ın gönderdiği şekliyle doğru olduğuna iman ediyorum! Aranızda adâleti gerçekleştirmek ve insanlığı yeniden vahyin kaynağında buluşturarak yeryüzünde hakkı tesis etmekle emrolundum! Unutmayın ki, Allah hem bizim, hem de sizin Rabb’inizdir! Dolayısıyla, kulları arasından herhangi bir kavmi özel imtiyazlarla donatıp da, diğerlerini rahmetinin dışında tutmuş değildir. Aksine, ilâhî lütfa nâil olmak isteyen ve bu yolda gereken çabayı harcayan her kuluna rahmet kapılarını sonuna kadar açmıştır. O halde kurtuluşa erecek olanlar, yalnızca O’nun buyruklarına itaat edenlerdir. Bununla birlikte, hak dini kabullenmeniz konusunda sizi zorlayacak değilim. Çünkü bizim davranışlarımızın sorumluluğu bize,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
77

sizinkiler de size aittir. Doğrusu, hak ve hakikat o kadar açık, o kadar berraktır ki, aslında sizinle bizim aramızda tartışacak hiçbir şey yoktur. Zaten bütün vahiylerin kaynağı birdir ve bütün Peygamberler hep aynı gerçeği tebliğ etmişlerdir. Eğer bu bütünlüğü bozar da, Son Elçiyi inkâr edecek olursanız, şunu iyi bilin ki, Allah Hesap Gününde hepimizi huzurunda toplayıp en âdil biçimde yargılayacaktır. Unutmayın, gün gelecek bu hayat sona erecek ve hepimizin dönüşü, eninde sonunda O’na olacaktır.
16-Yeryüzünü aydınlatan ilâhî dâvet, dürüst ve erdemli insanlar tarafından
kabul gördükten ve iman nuru tertemiz gönüllere yerleştikten sonra, müminleri yeniden inkâra sürüklemek için Allah’ın dini hakkında yanıltıcı propagandalarla, asılsız iddialarla tartışmaya girişenlere gelince;
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
78

onların bütün itirazları ve ileri sürdükleri sözde delilleri, Rabbleri yanında geçersizdir! Ve gerçekleri bilerek çarpıttıkları için, onları Allah tarafından bir öfke, bir gazâb ve şiddetli bir azap beklemektedir!
İşte bu kısır tartışmalara son noktayı koymak ve yeryüzünde Allah’a kulluk ve teslimiyeti sağlamak için:
17-Allah, hakîkati açıkça ortaya koyan bu Kitabı göndermiş ve bu
sayede insana, doğruyu eğriden ayırt edebileceği en mükemmel Ölçüyü bahşetmiştir. Öyleyse ey insan, hemen şimdi, hiç vakit kaybetmeden hayatını bu ölçüye göre yenibaştan düzenle! Ne biliyorsun, belki de ecelin gelip kapıya dayanmıştır; ya da evrenin eceli olan kıyâmet iyice yaklaşmıştır!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
79

18-Kıyâmetin gerçekleşeceğine inanmayanlar, Allah’a karşı küstahça
meydan okuyarak onun çabucak gelmesini isterler. İman edenler ise, bunun kesin bir gerçek olduğunu bildiklerinden, onun gelip çatmasından korkarlar. Şunu iyi bilin ki; kıyâmetten şüphe duyan ve Hesap Gününü inkâr eden kimseler, kendilerini felâkete sürükleyecek büyük bir yanılgı içindedirler!
19-Oysa Allah, kullarına karşı çok cömert ve çok lütufkârdır; dilediğine,
dilediği kadar nîmetler bahşeder. Çünkü yalnızca O’dur, sonsuz kuvvet ve kudrete sahip olan.
20-Kim âhiret kazancını ister ve bu yolda gayret gösterirse, onun
kazancını dünyada da âhirette de kat kat arttırırız. Kim de âhireti bırakıp dünya kazancını isterse, ona belki ondan bir parça veririz; fakat o,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
80

âhiretteki nîmetlerden hiçbir pay alamayacaktır.
Hal böyleyken, bunlar ne cesaretle Allah’ın hükümlerine alternatif kanunlar, kurallar koyabiliyorlar?
21-Yoksa onların; inanç, ahlâk ve temel hukuk prensipleri, yâni din
konusunda Allah’ın izin vermediği kanunlar koyarak kendileri için bir inanç sistemi belirleyen ve sınırsız egemenliğinde O’na ortak olan sözde ilâhları mı var? Bu o kadar büyük bir suçtur ki, eğer bu dünyanın imtihân diyarı olduğuna, asıl cezâ ve mükâfâtın ancak âhirette verileceğine dâir Rabb’in tarafından ezelden verilmiş bir karar olmasaydı, aralarında çoktan hüküm verilmiş ve işleri bitirilmiş olurdu. Fakat Allah, onları hemen helâk etmiyor, son ana kadar fırsat veriyor; ta Hesap Günü gelip çatıncaya kadar: Hiç kuşkusuz
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
81

zâlimleri, can yakıcı bir azap bekliyor!
22-O Gün zâlimlerin, o korkunç azapla yüz yüze geldikleri anda,
geçmişte yaptıkları çirkin işlerden dolayı tir tir titrediklerini göreceksin. İman edip güzel davranış gösterenler ise, yemyeşil cennet bahçelerinde olacaklar. Onlara Rableri katında, diledikleri her şey verilecektir. İşte insanoğlunun kazanabileceği en büyük lütuf, en büyük başarı budur!
23-Allah’ın iman edip güzel davranışlar gösteren kullarına
müjdelediği şey işte budur. O halde, ey Müslüman! Hak dini insanlığa tebliğ ederek de ki: “Bakın, ben bu tebliğ ve öğütler karşılığında, sizden herhangi bir mükâfât bekliyor değilim, çünkü benim mükâfâtımı verecek olan yalnızca Allah’tır; ancak komşu, akraba ve yakınlara saygı ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
82

sevgi gösterip insanlar arasında dostluk ve kardeşlik ilişkilerini geliştirmenizi elbette isterim!”
Unutmayın ki, kim bir iyilik yaparsa, onun iyiliğini kat kat artırırız. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, her iyiliğin karşılığını verendir.
Bütün bu açıklamalardan sonra, Kurân’a inanmamak için hâlâ kayda değer bir şüphe, bir itiraz öne sürülebilir mi?
24-Ey Peygamber! Yoksa inkârcılar, “Muhammed Allah adına yalan
uydurdu!” mu diyorlar? Asla! Eğer sen bir yalancı olsaydın, bu, seni tanıyan herkes tarafından kolayca anlaşılır ve iddiaların ciddiye bile alınmazdı. Nitekim, ey Muhammed, Allah dileseydi senin kalbini mühürlerdi. Çünkü ilâhî yasalara göre, Allah adına yalan söyleyen bir insan, çirkin ahlâkı, katı kalpliliği ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
83

saçma iddialarıyla hemen kendini ele verir. Bencildir, inatçıdır, kibirlidir, yalancıdır; yâni kalbi mühürlenmiştir. Bu özelliklerini ne kadar gizlemeye çalışsa da, kısa zamanda foyası meydana çıkar. Oysa Muhammed’i tanıyan herkes, onun ne büyük bir ahlâka sahip olduğunu, hayatı boyunca bir kez olsun yalan söylemeyen böyle dürüstlük timsali bir insanın, Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceğini bilir. Zaten onun getirdiği mesajı inceleyenler, bu sözlerin doğrudan doğruya Allah’tan geldiğini açıkça görürler. İşte böylece Allah, ilâhî kaynağa dayanmayan, aksine yalan, kötülük, inkârcılık temelinde yükselen; hikmet ve adâlet anlayışından yoksun her türlü bâtıl ideoloji ve inançları devirip yok eder ve mutlak gerçeklik, doğruluk, güzellik demek olan hakkı, gönderdiği apaçık delilleri ve buyruklarıyla ortaya koyar!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
84

Hiç kuşkusuz Allah, kalplerde gizlenen her şeyi bilmektedir.
25-Kullarının tövbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptığınız her şeyi bilen, yalnızca O’dur.
26-Ayrıca, iman edip güzel davranışlar gösterenlerin dileklerini kabul eden ve lütfuyla onlara cennette, hak ettiklerinden çok daha fazlasını bahşedecek olan da O’dur. Allah’ın âyetlerini inkâr edenlere gelince; onları da cehennemde çetin bir azap beklemektedir!
27-Şâyet Allah, lütuf ve rahmet kapılarını sonuna kadar açarak
kullarını bu dünyada sınırsız nîmetlerle rızıklandırmış olsaydı, yeryüzünde iyice azgınlaşırlardı. Bunun için, nîmetlerini size dilediği ölçüde ve yetecek miktarda gönderiyor. Hiç kuşkusuz O,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
85

kullarının her türlü ihtiyaçlarından haberdardır ve onları dâimâ görmektedir.
28-Yağmura susamış gönüller tamamen ümitsizliğe düştükleri bir
gökten sağanak
sağanak böylece, çeşit,
anda,
yağmur
yemyeşil
rengârenk meyvelerle rahmetini her yana yayan O’dur. Evet, her türlü teşekküre, övgüye lâyık olan gerçek koruyucu, gerçek dost O’dur!
29-O’nun sınırsız ilim, kudret ve rahmetinin işaret ve delillerinden biri
de, gökleri ve yeri muazzam bir sistem hâlinde yaratması ve her ikisinde çeşit çeşit canlılar üretip yaymasıdır. Bütün bunları yoktan var eden Allah’ın, ölmüş bedenleri dilediği anda diriltmeye ve hepsini huzurunda toplamaya da gücü yeter!
yağdıran ve
bitkilerle, çeşit
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
86

30-Ey zâlimler! Başınıza gelen her felâket, kendi ellerinizle yaptığınız
zulüm ve haksızlıklar yüzündendir. Bununla birlikte Allah, işlediğiniz günahların birçoğunu affeder.
31-O halde, ey inkârcılar! Allah’a yönelmekten başka bir kurtuluş
çareniz yoktur! Çünkü siz, bu evrende O’nun hükmünden kaçıp kurtulamazsınız; ve Allah’tan başka kendinize ne bir dost bulabilirsiniz, ne de bir yardımcı! Çevrenize ibret nazarıyla bir bakın ve Rabb’inizin muhteşem eserleri üzerinde düşünün:
32-Denizlerde süzülüp giden dağ gibi gemiler de, O’nun sınırsız ilim, kudret ve rahmetinin yani tek rab ve ilâh oluşunun delillerindemdir.
33-Allah dilese, rüzgarı durdurur ve yelkenli gemiler, içindeki yolcularla
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
87

birlikte denizin ortasında öylece kalıverirlerdi. Yâhut diğer vasıtaları öylece çalışmaz hâle getirirdi de, hayatınızı felce uğratabilirdi. Hiç kuşkusuz bunda, musîbetler karşısında isyan etmeyip sabreden ve nîmetler karşısında şımarmayıp şükreden kimseler için nice ibret dersleri vardır.
34-Evet, Allah dileseydi, gemileri
denizin
bırakabilirdi.
işledikleri
gemileri batırıp yok edebilirdi. Fakat öyle yapmıyor, bir kısmını derhal cezâlandırsa da, bir çoklarını bağışlıyor.
35-Âyetlerimize karşı mücâdele bayrağı açanlar, hükmümüzden kaçıp kurtulamayacaklarını işte o zaman anlarlardı!
ortasında
hareketsiz içindekilerin yüzünden, o
Yahut
suçlar
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
88

36-O halde, servet ve saltanatla şımarıp azgınlaşan kâfirler, dinleyin! Size verilen her şey, dünya hayatının gelip geçici nîmetidir. Oysa iman eden ve Rablerine güvenen kimseler için, Allah katındaki sonsuz nîmetler hem dünyadakilerden daha hayırlı, hem de süreklidir.
Peki, bu sonsuz nîmetleri kazanacak olan müminlerin özellikleri nelerdir?
37-Onlar, cinâyet, hırsızlık, yalancı şâhitlik, dolandırıcılık ve benzeri
büyük günahlardan ve özellikle de zina, fuhuş gibi yüz kızartıcı suç işlemekten kaçınan ve öfkeye kapıldıkları zaman, haklı bile olsalar affetmesini bilenlerdir.
38-Onlar, Rablerinin iman çağrısına kulak veren, namazı dosdoğru kılan, işlerini aralarında danışarak karara
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
89

bağlayan ve kendilerine bahşettiğimiz nîmetlerden bir kısmını Allah için yoksullara harcayanlardır.
39-Onlar, bir haksızlığa uğradıkları zaman, kendilerini kahramanca savunan zâlime karşı duran ve dâimâ mazlumun yanında yer alanlardır.
40-Fakat aşırı gitmemek şartıyla. Çünkü kötülüğün karşılığı, ancak ona
denk bir cezâdır. Bununla birlikte, her kim hasmını cezâlandırmaya gücü yettiği halde onu bağışlar ve böylece düşmanlıkları sona erdirip barışı sağlarsa, onun mükafatını vermek bizzat Allah’a aittir.
Hiç kuşkusuz Allah, her ne sebeple olursa olsun, insanlara zulmedenleri sevmez!
41-Fakat zulme uğradıktan sonra kendilerini savunanlar bundan dolayı
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
90

hiçbir şekilde kınanamaz, suçlanamazlar.
42-Cezâ ve kınamayı hak edenler, sâdece insanlara zulmeden ve hak
hukuk tanımayıp yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kimselerdir. İşte onları, can yakıcı bir azap bekliyor!
43-Bununla birlikte, her kim câhillerin sataşmalarına karşı
sabreder ve onları bağışlarsa, ona da ne mutlu! Çünkü bu, büyük bir azim ve kararlılıkla yapılmaya değer işlerdendir.
44-Evet, Allah kimi işlediği günahlardan dolayı saptırırsa, O’ndan
başka hiç kimse onu sapkınlıktan kurtaramaz! Nitekim, Hesap Günü karşılarında azâbı görünce, o zâlimlerin, “Eyvah! Tekrar dünyaya dönüş imkânı yok mu acaba?” diye feryâd ettiklerini göreceksin.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
91

45-Zillet içerisinde başlarını eğerek ateşin karşısına çıkarıldıklarında,
onların göz ucuyla etraflarına ürkek ürkek baktıklarını göreceksin. İşte o anda, iman edenler şöyle haykıracaklar: “En büyük felâkete uğrayanlar, Hesap Gününde hem kendilerini, hem de yandaşlarını felâkete sürükleyen zâlimlerdir!”
İyi dinleyin; o gün zâlimler, sonsuz bir azâba mahkûm edilecekler!
46-Ve Allah’a karşı kendilerine yardım edebilecek hiçbir dostları,
hiçbir kurtarıcıları da olmayacaktır! Öyle ya, Allah’ın saptırdığı kimse için hiçbir kurtuluş yolu yoktur!
47-Öyleyse, ey insanlar! Allah tarafından, geriye dönüşü mümkün
olmayan o müthiş Gün gelip çatmadan önce, gelin şimdiden Rabb’inizin çağrısına uyun! Çünkü o
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
92

Gün ne sığınılacak bir yer bulabileceksiniz, ne de suçlarınızı inkâr edebileceksiniz.
48-Ey peygamder! Bütün bunlara rağmen, inkârcılar yine de
âyetlerimizden yüz çevirecek olurlarsa, sen hiç üzülme, onları imana getireceğim diye de kendini yiyip bitirme! Çünkü Biz seni onların başına bekçi olarak göndermedik. Dolayısıyla, sen onların yaptıklarından sorumlu değilsin. Senin görevin, yalnızca Kurân mesajını onlara açık ve net olarak duyurmaktan ibârettir.
Eğer insana, katımızdan bir parça nîmet ve rahmet tattırsak, bunu kendi yetenek ve zekâsına bağlayarak onunla gurur duyar, şımarır. Bütün mutluluğun maddî servet ve rahatlıktan ibâret olduğunu zannederek, kendisine bu nîmetleri bahşeden Allah’ı unutur. Fakat kendi elleriyle yaptığı günahlar yüzünden
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
93

başına bir kötülük gelse, hemen ümitsizliğe düşüp sızlanmaya başlar. Müthiş bir sarsıntı geçirerek yaşama ümidini tamamen kaybeder. Böylece, âhiret gerçeğini hesâba katmadan, Allah’ın adâletini sorgulamaya kalkışır. Çünkü insanoğlu, gerçekten çok nankördür.
49-Halbuki, göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca Allah’a aittir.
O, belli bir hikmet doğrultusunda dilediğini dilediği şekilde yaratır; örneğin, dilediğine kız çocuğu bağışlar, dilediğine erkek çocuk verir.
50-Yâhut dilediğine hem kız, hem erkek çocuk verir, dilediğini de kısır
yapar. Ve bütün bunları, tam bir bilgi, hikmet ve kudret çerçevesinde yapar. Çünkü O, sonsuz ilim ve kudret sahibidir.
Peki Allah, ilim ve hikmetini sizlere hangi yollarla ulaştırır?
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
94

51-Allah, Peygamber olarak seçtiği bir insanla ancak şu yollarla konuşur:
Ya mesajını doğrudan onun kalbine ileterek, yâni vahyederek, ya bir perde arkasından ona seslenerek, ya da dilediği şeyleri izniyle ona bildiren meleklerden bir elçi göndererek. Hiç kuşkusuz Allah, yüceler yücesidir, sonsuz hikmet sahibidir.
52-İşte sana da ey Muhammed, ölü kalplere emrimizle hayat bahşeden
bu Kurânı gönderdik. Oysa bundan önce sen, kitap nedir iman nedir bilmezdin; fakat şimdi bu Kurân’ı yürekleri aydınlatan bir ışık yaptık ki, onunla kullarımızdan dilediğimizi karanlıklardan kurtarıp doğru yola ulaştıralım. O halde, hiç kuşku yok ki, sen ey şanlı elçi, insanlığı dosdoğru bir yola çağırmaktasın!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
95

53-Yâni, göklerdeki ve yerdeki her şeyin yegâne sahibi olan Allah’ın yoluna.
O halde, ey insanlar! Bu çağrıya kulak verin! Çünkü bu iş burada bitmeyecek; sonunda Rabb’inizin huzuruna varacak ve hesâba çekileceksiniz! Unutmayın; her işin sonu Allah’a varır.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
96

43-ZUHRUF SÛRESİ
Mekke döneminin ortalarında, Şûrâ sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, otuz beşinci âyetinde geçen ve Allah’ın, insana -lâyık olduğu takdirde- her türlü nîmeti vermeye kâdir olduğuna işâret eden “zuhruf: altın, mücevher” kelimesinden almıştır. 89 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
1-Ha, Mîm. Dinle, ey insanoğlu! Senin pek iyi tanıdığın ve sürekli kullandığın harflerden oluşan; fakat
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
97

hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan bu mesaja kulak ver:
2-Önce Kurân’ın ilk muhatapları olan Araplara, sonra da tüm insanlığa doğruyu, güzeli tanıtarak hakîkati gözler önüne seren bu apaçık Kitaba yemin olsun ki,
3-Biz onu, içindeki öğüt ve uyarıları düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kitap yaptık.
Kurân’ın ilk muhatabı olan Araplar, eğer başka bir dili konuşuyor olsalardı, o zaman âyetlerimizi o dilde gönderecektik. Çünkü;
4-Bu Kitap, katımızda bulunan Ana Kitaptan, yâni bütün kutsal kitapların
özü ve esası olan ana kaynaktandır; çok yücedir, insanlığı kurtuluşa ulaştıracak hüküm ve hikmetlerle doludur.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
98

İşte Allah, tüm insanlığı bu kutlu kitaba çağırıyor.
5-Ey inkârcılar! Siz ölçüyü aşan bir toplum oldunuz diye, öğüt ve
uyarılarla dolu olan bu Zikri size göndermekten vaz mı geçelim? Bu akılsızlığınız yüzünden rahmet ve hidâyet kapılarını yüzünüze kapatıp, yüzyıllardır içinde bocaladığınız cehâlet karanlıklarında sizi kendi hâlinize bırakacağımızı mı sanıyorsunuz?
6-Doğrusu, sizden öncekilere de nice peygamberler göndermiştik.
7-Fakat onlara ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ediyorlardı.
8-Bu yüzden Biz, bu günkü inkârcılardan çok daha güçlü olan o
imparatorlukları, medeniyetleri tamamen helâk ettik! Nitekim,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
99

öncekilerin ibret dolu kıssaları, daha önce inen sûrelerde ayrıntılı olarak geçmişti.
Aslında inkârcılar, kendilerine yaratılıştan bahşedilen fıtrî özellikler sayesinde, Allah’a kulluk edilmesi gerektiğini pekâlâ bilirler:
9-Yemin olsun ki, onlara, “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye soracak
olsan, hiç tereddüt etmeden, “Onları yaratan, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah’tır!” derler.
10-Evet, elbette Allah’tır! Ayrıca, sizin için yeryüzünü huzur ve güven
içinde yaşayabileceğiniz bir beşik yapan ve istediğiniz yere rahatça ulaşabilmeniz için size orada doğal geçitler, yollar yaratan ve türlü türlü ulaşım ve taşıma imkânları bahşeden de O’dur!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
100

11-Gökten belli bir ölçüyle yağmur yağdıran ve onunla ölü toprağa
hayat veren de O’dur. İşte, bitkilerin her bahar yeniden dirilmesi gibi, sizler de bir gün böyle diriltilip kabirlerinizden çıkarılacaksınız.
12-İnsanlarda, bitkilerde, hayvanlarda ve daha bilmediğiniz nice
varlıklarda bulunan bütün çiftleri iki farklı cinsiyetli ve karşıt kutuplu, ama birbirleriyle uyumlu, birbirlerini tamamlayan bir bütün halinde yaratan da O’dur.
Gemileri ve hayvanları sizin emrinize veren ve onları, yeryüzünde rahatça yolculuk edebilmeniz için binek araçları yapan da O’dur.
13-Ki, üzerlerine binip dilediğiniz yere rahatça yolculuk edebilesiniz; ve
onlardan her faydalandığınızda, Rabb’inizin nîmetlerini hatırlayıp
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
101

şöyle duâ edesiniz: “Bunları bizim hizmetimize veren Allah ne yücedir! Eksik ve noksandan uzak, tam ve mükemmeldir. Sübhandır! O’na sonsuz şükürler olsun! Bize lütfetmiş olmasaydı, biz onları asla boyun eğdiremezdik!”
14-“Ve hiç kuşkusuz biz, bu nîmetlerden hesâba çekilmek üzere bir gün Rabb’imize döneceğiz!”
15-Fakat inkârcılar, Allah’ın bazı seçkin kullarının O’nun bir parçası
olduğunu ve meleklerin, O’nun “kızları” olduğunu iddia ediyorlar. Görüyorsun değil mi, ilâhî nur ile aydınlanmayan insan, nasıl da apaçık nankörlük eden zâlim bir yaratığa dönüşüyor!
16-Üstelik bu sözü, bir kız çocuğuna sahip olmayı utanç ve alçaklık sebebi sayan müşrikler söylüyor. Bu ne
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
102

küstahlık! Demek Allah, yarattığı varlıklar arasından kendisine kız çocuklar edindi de, gurur duyduğunuz erkek çocukları size ikram etti, öyle mi?
17-Oysa onlardan biri, Rahmân’a lâyık gördüğü kız çocuğu ile
müjdelense, utancından yüzü simsiyah kesilir, öfkeyle yutkunmaya başlar.
18-İçinden, “Allah bana, süsler içinde yetişip büyüyen ve kendisini
savunmaktan bile âciz olan şu değersiz kız çocuğunu mu lâyık gördü?” diyerek, kendi kendine hayıflanıp durur.
19-Buna rağmen o müşrikler, Allah’ın kulları olan ve herhangi bir
cinsiyet taşımayan meleklerin dişi olduğu iddia ederler. Peki onlar, meleklerin yaratılışına şâhit mi
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
103

oldular? Elbette hayır! Onların bu küstahça sözleri günah defterlerine mutlaka yazılacak ve bunun hesâbını kesinlikle verecekler!
20-Ve “O çok merhametli dediğiniz Allah, eğer yalnızca kendisine kulluk
etmemizi isteseydi, biz bunlara tapmazdık. Madem Allah’tan başka varlıklara tapıyoruz, demek ki Allah buna izin vermiştir. Yâni, bizim alın yazımız böyleymiş, ne yapalım!” diyorlar. Oysa Allah’ın bir şeye izin vermesi, ondan razı olduğu anlamına gelmez. Allah’ın rızasını kazanmak için O’nun izin verdiği şeylere değil, emrettiği şeylere bakmaları gerekirdi. Fakat müşrikler, bu konuda Allah’ın neler emrettiğine dâir hiçbir geçerli bilgiye sahip değiller; onlar sâdece yalan söylüyorlar!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
104

21-Yoksa Biz onlara bu Kurân’dan önce, iddialarını destekleyen bir kitap gönderdik de, ona mı sarılıyorlar?
22-Hayır! Tek söyleyebildikleri şudur: “Biz atalarımızı belli bir inanç
üzerinde bulduk ve onları hiçbir eleştiriye tâbi tutmadan, adım adım takip ediyoruz!”
23-Zaten senden önce de, ey Muhammed, Biz ne zaman bir ülkeye
uyarıcı bir Peygamber veya dâvetçi gönderdiysek, oranın lüks ve refah içinde yüzen ileri gelenleri, halkı sömürerek kurdukları kölelik sisteminin yıkılacağı ve böylece alışageldikleri lüks ve refah dolu yaşantının sona ereceği endişesiyle elçiye, “Biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve yalnızca onların izinden gideriz!” demişlerdi.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
105

24-Peygamberleri de onlara, “Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz
yoldan daha doğru bir inanç sistemi getirmiş olsam da mı?” dedi. Buna karşılık onlar, “Ne olursa olsun, biz sizin getirdiğiniz her şeyi peşinen inkâr ediyoruz!” demişlerdi.
25-Böylece, Biz de onları en ağır biçimde cezâlandırdık. Âyetlerimi yalanlayanların sonu nice olmuş, bak da ibret al:
26-Hani İbrahim, babasına ve halkına seslenerek demişti ki: “Bakın; ben sizin taptığınız bütün tanrılardan uzak olduğumu ilan ediyorum!”
27-“Ancak beni yoktan var eden Allah hariç; çünkü yalnızca O’dur, beni doğru yola ileten!”
28-İşte bu sözleri Allah, İbrahim’den sonra gelenler arasında kıyâmete
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
106

kadar yaşayacak ölümsüz bir dâvâ hâline getirdi ki, insanlar dâimâ onun vasiyetini hatırlayıp tevhid inancına yönelsinler.
29-Fakat tam tersi oldu! Şöyle ki; Ben bugün yeryüzünde yaşayan
insanları ve onların atalarını yıllarca nîmetler içinde yaşattım; ve sonunda onlara, mutlak hakîkati ortaya koyan ilâhî mesaj ve bu mesajı apaçık tebliğ eden bir Elçi geldi.
30-Fakat hakîkati tüm açıklığıyla ortaya koyan âyetlerimiz onlara
ulaşınca, “Onları sarsıp derinden etkileyen bu Kurân, sihirbazların uydurduğu bir büyüdür; ve bu yüzden biz, onu şiddetle reddediyoruz!” dediler.
31-Bir de, “Gerek Mekke’de, gerek Taif’de bu kadar zengin ve soylu adam dururken, Allah kendisine elçi
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
107

olarak Muhammed gibi bir yetimi mi seçmiş? Bu Kurân gerçekten Allah’tan gelmiş olsaydı, iki şehrin ileri gelenlerinden büyük ve itibarlı bir adama gönderilmesi gerekmez miydi?”
32-Allah Kurân’ı kime indireceğini onlara mı soracaktı? Ne o, Rabb’inin
rahmetini yoksa onlar mı paylaştırıyorlar? Oysa onların bu dünyadaki geçimliklerini aralarında paylaştıran ve birbirlerini istihdam edip yeni iş alanları meydana getirebilmeleri için akıl, yetenek, zenginlik ve benzeri yönlerden bir kısmını diğerlerinden üstün konuma getiren Biziz! Öyleyse, dilediğimize mânevî bağışlarda bulunan ve dilediğimize Peygamberlik veren de Biziz! Fakat onlar, dünya menfaatini tercih ederek gönderdiğimiz mesajdan yüz çevirdiler. Oysa Rabb’inin en büyük rahmeti olan bu
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
108

Kurân, onların yığıp biriktirdikleri bütün servetlerinden daha hayırlıdır. Sonsuz ilâhî nîmetler yanında bu dünyanın zevkleri o kadar değersizdir ki;
33-Eğer insanlar lüks ve refah içerisinde azgınlaşıp bir tek inkârcı
toplum hâline gelecek olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerini gümüşten tavanlarla ve üzerinde yükselecekleri gümüş merdivenlerle donatır,
34-Odalarının kapılarını ve yaslanacakları tahtları hep gümüşten yapardık.
35-Ve onları, istedikleri kadar altınlara, mücevherlere boğardık.
Fakat bütün bunlar, dünya hayatının basit ve gelip geçici zevklerinden başka bir şey değildir. Rabb’inin katındaki âhiret nîmetleri ise, dürüst
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
109

ve erdemli bir hayatı tercih ederek kötülüklerden sakınan kimseler için elbette çok daha değerlidir. O halde;
36-Her kim Rahmân’ın öğüt ve uyarılarla dolu Kur’an olan bu Zikrine
karşı ilgisiz ve duyarsız kalırsa, onun başına, kendisini gölge gibi takip eden bir şeytan ordusu musallat ederiz.
37-Böylece bu şeytanlar, birtakım vesveselerle, telkinlerle onu hak yoldan alıkoyarlar; o ise, hâlâ doğru yolda olduğunu zanneder.
38-Ve sonunda, yargılanmak üzere huzurumuza geldiği zaman,
şeytanlarına lânetler yağdırarak “Ah, keşke seninle benim aramda doğu ile batı kadar mesafe olsaydı da seninle hiç karşılaşmasaydım! Meğer sen ne kötü bir arkadaşmışsın! diyecektir.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
110

39-O zaman Allah buyuracak: “Vaktiyle âyetlerimi göz ardı edip
kendinize zulmetmiş olduğunuz için, bugün pişmanlığınız sizi kurtaramayacak; dünyada nasıl birlikte günah işlediyseniz, bugün de azâbı birlikte paylaşacaksınız!”
40-Ey peygamder! Bütün uyarılara rağmen haktan yüz çeviriyorlar diye kendini üzme! Rabb’inin mesajına kulak tıkayan sağırlara sen mi hakkı duyuracaksın? Yâhut gözleri görmeyen, apaçık bir sapıklık içinde bocalayan kimseleri sen mi doğru yola ileteceksin?
41-Sen yalnızca görevini yap, bıkıp usanmadan tebliğine devâm et ve
sonucu Bize bırak. Biz seni çetin bir mücâdelenin ardından vefât ettirip katımıza alsak da,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
111

42-Yâhut onlara söz verdiğimiz azap vaadini gerçekleştirerek, bu dünyada
zafer ve başarıyı sana hemen göstersek de sonuç aynı olacak: Her hâlükârda sana mükâfâtını, zâlimlere de cezâlarını mutlaka vereceğiz! Çünkü Biz, onlar üzerinde tam bir otoriteye sahibiz! Unutma, bu dinin sahibi Benim; senin görevin ise, sâdece mesajı tebliğ etmekten ibarettir.
43-Öyleyse, ey Peygamber; ve ey onun izinden yürüyen Müslüman!
Sana vahiyle gönderilen bu Kitabın hükümlerine sımsıkı sarıl! Hiç kuşkun olmasın ki, sen dosdoğru bir yoldasın!
44-Bu muhteşem Kitap, senin ve halkın için mutluluğa ulaştıran bir
öğüt, bir onur ve itibar kaynağı olacaktır; ve zamanı gelince, hepiniz
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
112

ona karşı tutumunuzdan dolayı
hesâba çekileceksiniz!
45- Senden önce ne kadar peygamber göndermişsek; sor
bakalım onlara, Rahmân’dan başka ilâhlara kulluk edilmesine izin vermiş miyiz? Örneğin, Mûsâ’nın tevhit mücâdelesini düşünün:
46-Doğrusu Biz Mûsâ’yı, hakîkati gözler önüne seren delillerimizle ve
apaçık mûcizelerimizle Firavun’a ve ileri gelen adamlarına göndermiştik. Mûsâ onlara, “Şüphesiz ben, Mısır’ın ve bütün âlemlerin gerçek Sahibi, Efendisi, Yöneticisi, yâni Rabb’i olan Allah’ın size gönderdiği Elçisiyim!” dedi.
47-Fakat Mûsâ apaçık delillerimizle onların karşısına çıkınca, Firavun ve adamları, bu mûcizeler ile alay etmeye başladılar.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
113

48-Oysa Biz onlara, zulüm ve haksızlıktan vazgeçip hak dine dönmeleri için, her biri öncekinden daha büyük ve etkileyici nice mûcizeler göstermiş ve her defasında onları büyük bir azâba uğratmıştık.
49-Onlar ise, her defasında Mûsâ’ya gelerek, “Ey kudretli büyücü!”
diyorlardı, “Tövbe eden günahkârları bağışlayacağına dâir sana verdiği sözün hürmetine, bizim için Rabb’ine yalvar da bu belâyı kaldırsın başımızdan! Söz veriyoruz, bundan böyle kesinlikle doğru yolu izleyeceğiz!”
50-Fakat Biz o belâyı başlarından kaldırır kaldırmaz, sözlerinden dönüveriyorlardı.
51-O devirde kralın halka duyurusu tellallar aracılığıyla yapılırdı. Bunun için Firavun, gönderdiği tellallar
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
114

aracılığıyla halkına şöyle seslendi: “Ey halkım! Mısır’ın hükümranlığı benim hakkım değil mi? Bana babamdan miras kalan otoritem altındaki bu topraklar ve ayaklarımın altından akan şu nehirler benim malım değil mi? Fakat birileri, sizi bana karşı kışkırtıp yönetimi ele geçirmek istiyor, bunu hâlâ göremiyor musunuz?”
52-“Ben, doğru dürüst konuşmasını bile beceremeyen şu zavallı adamdan daha üstün ve devlet yönetimine daha lâyık değil miyim?”
53-“Madem ki Mûsâ Peygamber olduğunu iddia ediyor, peki neden
ona gökten altın bilezikler indirilmemiş; yâhut niçin onunla birlikte, kendisine eşlik eden melekler gönderilmemiş?”
54-İşte Firavun, halkını aptal yerine koyarak onları böyle küçümsedi,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
115

onlar da koyun sürüsü gibi ona itaat ettiler. Çünkü onlar, zaten yoldan çıkmış bir topluluktu.
55-Böylece onlar iyice azgınlaşarak gazâbımızı hak edince, hepsini suda boğarak cezâlandırdık!
56-Ve onları, sonraki nesillerden inkâr edecek olanlar için bir öncü; inanlar için de ibret alınması gereken bir örnek kıldık.
Öte yandan bir örnek daha: İsâ
57-Ey Muhammed! Meryem oğlu İsa’nın durumu örnek olarak ortaya atılınca, senin halkın bundan dolayı yaygarayı kopardılar.
Müşriklerden biri peygambere: “Sen bizim taptığımız ilahların bizimle birlikte cehenneme gireceğini (21- Enbiya: 98) söylüyorsun. Oysa Hrıstiyanlar da İsa’ya ibadet ediyorlar,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
116

bu durumda İsa’nın da cehennemlik olması gerekmez mi?” deyince orada bulunan müşrikler sevinçle bağrışmaya başladılar.
58-Ve “Ey Muhammed!” dediler, “Bizim tanrılarımız mı daha üstün,
yoksa İsa mı? Madem İsa’ya tapılıyor, bizim ilâhlarımıza niye tapılmasın? İsa kendisine tapanlar yüzünden cehennemlik olmuyorsa, bizim ilâhlarımız niçin cehennemlik olsun?”
Aklını biraz kullanan herkes, ilâhlık iddiasında bulunmadıkları halde, kendilerine tapınılan meleklerin, peygamberlerin ve salih kimselerin bundan sorumlu tutulmayacağını bilir. Aslında müşrikler de bunun farkındalar. Fakat onlar, gerçeğe ulaşmak amacıyla değil, hangi yoldan olursa olsun, sırf tartışmada üstün gelmek için sana bu örneği getirdiler. Çünkü onlar, hakikati görmek
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
117

istemeyen inatçı, kavgacı ve
tartışmacı bir toplumdur.
59-İsa’ya gelince; o ne Allah’tır, ne de Allah’ın oğlu! Aksini iddia eden Hıristiyan din adamları kesinlikle yalan söylüyor! Çünkü O, kendisine nîmetler bahşettiğimiz ve İsrail Oğulları’na örnek ve öncü bir Peygamber yaptığımız fâni bir kuldan başka bir şey değildir.
60-Müşriklerin tapınılmaya lâyık varlıklar olarak gördükleri melekler de sizin gibi yaratılmış kullardır. Nitekim eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçen melekler var ederdik. Eğer dileseydik, iradenizi elinizden alır ve sizi, emrimize kayıtsız şartsız itaat eden meleklere dönüştürebilirdik. Fakat sizi, halifelik görevini yerine getirmeniz için yeryüzünde egemen kıldık ve hak ile batıl arasında özgür
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
118

iradeyle tercih yapmanız için imtihana tabi tuttuk.
61-Müşrikler İsa’yı, putlara tapmayı meşru gösterecek bir örnek olarak
ileri sürüyorlar. Oysa o, babasız olarak dünyaya gelişi, gösterdiği mûcizeler ve söylediği hikmet dolu sözlerle, ancak kıyâmetin bir alâmetidir. Öyleyse, sakın kıyametin gerçekleşeceği konusunda kuşkuya kapılmayın ve yalnızca Bana itaat edin! İşte sizi dünya ve âhirette mutluluğa ulaştıracak dosdoğru yol budur!
62-Sakın ola ki, şeytan sizi bu yoldan çevirmesin! Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır!
Peki, nasıl oldu da Hıristiyanlar Hz. İsa’yı ilâhlaştırdılar?
63-İsa, hakîkati gözler önüne seren apaçık mûcizelerle İsrail Oğulları’na
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
119

gelince, “Bakın;” demişti, “ben size, Rabb’inizden hikmet dolu sözler getirdim ve üzerinde ayrılığa düştüğünüz konuların önemli bir kısmını açıklığa kavuşturmak için size Allah tarafında gönderildim! O halde, Allah’a yürekten bir saygıyla bağlanın ve O’nun elçisi olmam hasebiyle bana itaat edin!”
64-“Gerçek şu ki, Allah hem benim Rabb’im, hem de sizin Rabb’inizdir;
öyleyse yalnızca O’na kulluk ve ibâdet edin! İşte dosdoğru yol budur!”
65-Fakat İsa’dan sonra gelen gruplar, onun hakkında aralarında
ayrılığa düştüler. Kimi onun Allah’ın oğlu, kimi de bizzat Allah olduğunu söyleyerek onun mesajını tanınmaz hâle getirdiler. Şu halde, can yakıcı Gün, Kıyamet günü başlarına gelecek
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
120

felâketlerden dolayı, vay o zâlimlerin hâline!
O halde, günümüz zâlimleri tövbe edip Rablerine dönmek için hâlâ ne bekliyorlar?
66-Onlar, hiç farkında olmadıkları bir anda, ölüm meleğinin karşılarına dikilmesini veya kıyâmetin ansızın kopmasını mı bekliyorlar?
67-O Gün, vaktiyle zulüm ve haksızlıktan sakınmış olanlar hariç, bütün dostlar birbirlerine düşman olacaktır!
68-Allah sakınanlara, “Ey iman eden kullarım!” diye seslenecek, “Bugün ne korkuya kapılacak, ne de üzüleceksiniz!”
69-“Ey Benim âyetlerime iman eden ve buyruklarıma yürekten boyun eğen kullarım!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
121

70-“Hem siz, hem de sizin gibi iman etmiş olan eşleriniz sevinç ve huzur içinde girin cennete!”
71-Onlar cennet bahçelerinde eğlenirlerken, etraflarında altın
tepsiler ve kadehler dolaştırılacak. Orada canlarının çektiği, gözlerinin görmek istediği her şey mevcut olacak ve Rableri onlara şöyle seslenecek: “Ey iman eden kullarım! Hepiniz, sonsuza dek burada yaşayacaksınız!”
72-“Vaktiyle yapmış olduğunuz güzel davranışlar sayesinde hak ettiğiniz cennet, işte budur!”
73-“Burada sizi, afiyetle yiyeceğiniz çeşit çeşit meyveler bekliyor!”
74-Suçlulara gelince, onlar da sonsuza dek cehennemde azap çekecekler!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
122

75-Azapları asla hafifletilmeyecek ve orada, ümitsiz bir halde öylece kalacaklar!
76-Biz onlara hak ettikleri cezâyı vermekle zulmetmiş değiliz; fakat asıl onlardır, kendi kendilerine zulmedenler.
77-Azâbın dehşetini görünce, başlarındaki zebanilere, “Ey kudretli
melek!” diye feryâd edecekler, “Ne olur Rabb’ine yalvar da, canımızı alsın bizim!” Buna karşılık melek, “Hayır!” diyecek, “Çünkü siz, cezânızı çekmek için ebediyen cehennemde kalacaksınız!”
78-Ey inkârcılar! İşte size gerçeği bildirdik; ne var ki, çoğunuz gerçeklerden hoşlanmıyorsunuz!
79-Ey peygamder! Yoksa onlar, hakka engel olma konusunda bir plan
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
123

kurup, bir iş mi kararlaştırdılar? Şunu iyi bilsinler ki, Biz de plan kurarız ve zâlimleri cezâlandırıp hakkı egemen kılmakta kararlıyız!
80-Yoksa onlar, içlerinde gizledikleri sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Elbette işitiyoruz ve yanı başlarındaki görevli elçilerimiz olan melekler, yaptıkları her şeyi, söyledikleri her sözü bir bir kayda geçmektedir!
81-Ey peygamder! “Melekler Allah’ın kızlarıdır!”, Uzeyr de “İsa Mesih de Allah’ın oğludur!” diyenlere seslenerek de ki: “Bakın; ben sırf bir inat yüzünden sizi reddediyor değilim. Eğer Rahmân gerçekten bir çocuğa sahip olsaydı, ona ilk kulluk eden kişi ben olurdum!”
82-Fakat hayır; göklerin ve yerin Rabb’i, kudret ve egemenlik tahtı,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
124

Arş’ın yegâne Sahibi olan Allah, onların yakıştırdıkları bu çirkin niteliklerden uzaktır, yücedir!
83-O halde, ey Müslüman! Bırak onları, kendilerine vaad edilen o
büyük Güne, hesap gününe kavuşuncaya kadar, gömüldükleri inkâr ve cehâlet karanlıklarında bocalasınlar, dünyanın basit zevk ve eğlenceleriyle oynasın dursunlar. Sen Rabb’ine güven! Unutma ki;
84-O göklerde de ilâhtır, yeryüzünde de ilâhtır ve yalnızca O’dur, sonsuz hikmet ve ilim sahibi!
85-Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin mülkü ve
egemenliği kendisine ait olan Allah ne yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnızca O’nun katındadır. Ey insanlar! Hepiniz hesap vermek
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
125

üzere, mutlaka O’na döndürüleceksiniz!
86-İnkârcıların, O’nun yanı sıra yalvarıp durdukları o sahte ilâhlar,
onların cezâdan kurtulması için asla arabuluculuk yapamayacak, hiç kimseye şefâat edemeyeceklerdir! Ancak, bilinçli bir şekilde gerçeğe, doğruya şâhitlik edenler Allah’ın izniyle ve ancak O’nun izin verdiği kişilere şefâat edebilecektir.
Aslında, Allah’ın sonsuz kudret sahibi olduğunu inkârcılar da pekâlâ bilirler:
87-Şâyet onlara, “Sizi yoktan var eden kimdir?” diye soracak olsan, hiç
tereddüt etmeden “Allah’tır!” derler. O halde, neden O’na kulluktan yüz çeviriyorlar?
88-İnkârcıların bu inatçı tutumları karşısında üzüntüye kapılan
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
126

Muhammed’in, “Ey Rabb’im; ben ne kadar tebliğ ettiysem de, bunlar iman etmek istemeyen bir toplumdur! Onları Sana havale ediyorum Allah’ım!” şeklindeki yakarışına yemin olsun ki, Allah müminlerin çektikleri sıkıntıları görmektedir ve zamanı gelince, aranızda hükmünü elbette verecektir!
89-Bunun için, ey peygamder! Sen onlara aldırma, bu çağrıya kulak
verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devâm et. Sana sataşmaya kalkışırlarsa, onlara “Selâm sizlere! Bizim câhillerle işimiz yoktur!” de. Merak etme; Allah’ın âyetlerini inkâr etmenin cezâsı neymiş, yakında görecekler!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
127

44-DUHÂN SÛRESİ
Mekke döneminin ortalarında, Zuhruf sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, onuncu âyetinde geçen ve Kurân’ı terk eden toplumların başına gelecek felâketlere işâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almıştır. 59 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
1-Ha, mîm. Dinle, ey insanoğlu! Senin pek iyi tanıdığın ve sürekli
kullandığın harflerden oluşan; fakat hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan bu mesaja kulak ver:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
128

2-En mükemmel inanç sistemini, hayat programını ortaya koyarak hakîkati gözler önüne seren bu apaçık Kitaba yemin olsun ki,
3-Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Kurân’ın ilk âyetlerini, insanlığın
kaderinin dönüm noktası olan bir gecede, mübarek Kadir gecesinde gönderdik. Çünkü Biz, zâlimleri bekleyen korkunç âkıbete karşı, insanlığı dâimâ uyarırız.
Bu öyle muhteşem bir gecedir ki;
4-O gece bütün hikmetli ve faydalı işler, insanı felâkete sürükleyecek
şeytânî değer yargılarından, bâtıl inanç ve ideolojilerden ayırt edilir ve insanlığın hayatını düzenleyecek en mükemmel prensipler şeklinde hükme bağlanır.
5-Ve bütün bunlar, katımızdan bir emir olarak derhal yerine getirilir.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
129

Çünkü Biz, insanı yaratıp başıboş bırakmayız! Aksine, ona doğru yolu gösterecek mesajlar göndeririz.
6-Bütün bunlar, Rabb’inin sonsuz lütuf ve rahmeti sayesindedir. Unutma; yalnızca O’dur, her şeyi işiten, her şeyi bilen.
7-Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan bütün varlıkların gerçek
Sahibi, Efendisi ve Rabb’idir O! Buna gerçekten inanıyorsanız, yalnızca O’na kulluk ve ibâdet etmeniz gerektiğini de bilmelisiniz. O Allah ki;
8-O’ndan başka hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir otorite, bir tanrı yoktur! Hayat veren de O’dur, öldüren de O! Hem sizin, hem de önceki atalarınızın yegâne Rabb’idir O!
9-Ama gel gör ki, âyetlerimden yüz çeviren gâfiller, şüphe ve tereddütler
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
130

içinde bir o yana, bir bu yana bocalayıp duruyorlar. Kurân’ı terk ederek her gün yeni bir ideolojinin peşine takılıyor, fakat hiç birinde gerçek huzuru, mutluluğu bulamıyorlar.
10-Öyleyse, ey Müslüman; Kurân’ı hayatın dışına iten toplumlar için, göğün apaçık bir duman getireceği günü, yâni yeryüzüne peş peşe belâların yağacağı zamanı bekle!
11-Çünkü bu belalar sâdece zâlimleri değil, zulme seyirci kalan bütün insanları çepeçevre sarıp kuşatacaktır! Bu, gerçekten can yakıcı bir azaptır!
12-O zaman zâlimler, “Ey Rabb’imiz!” diye yalvaracaklar, “Ne
olur, başımızdan kaldır bu felaketi! Çünkü artık, senin âyetlerine yürekten iman ediyoruz!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
131

13-Felâketlerle yüz yüze gelince Allah’ı hatırlayan, fakat rahata
kavuşunca yeniden inkâra dönen bu insanların, yaşadıkları acı tecrübelerden ibret alarak gerçekten tövbe etmiş olmaları hiç mümkün mü? Nitekim onlara, âyetlerimizi apaçık tebliğ eden bir Elçi gelmişti de, onun hak peygamber olduğunu gâyet iyi bildikleri halde, sırf kibir ve inatlarından dolayı inkâr etmişlerdi.
14-Sonra da onun hakkında, “Bu adam, Yahudi ve Hıristiyan bilginler
tarafından eğitilen ve kendisini Peygamber zanneden bir akıl hastasıdır!” diyerek onun getirdiği mesajdan yüz çevirmişlerdi.
15-Bütün bunlara rağmen, ey zâlimler; Biz yine de başınızdaki azâbı
birazcık kaldıracak ve kısa bir süreliğine de olsa, size refah ve huzuru tattıracağız; fakat siz,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
132

içtenlikle tövbe etmediğiniz için, çok geçmeden verdiğiniz sözleri unutacak ve eski nankörlüğünüze yeniden döneceksiniz.
16-Ama; kıyâmet veya ölüm vakti gelip de, zâlimleri korkunç bir
darbeyle kıskıvrak yakaladığımız Gün, işte sizi asıl o zaman cezâlandıracağız!
Buraya kadar anlatılanları daha iyi anlamak isterseniz, insanlık târihinde yaşanan şu ibret verici kıssaya kulak verin:
17-Gerçek şu ki, onlardan önce Firavunu ve halkını da buna benzer
bir sınavdan geçirmiştik: Onlara, Mûsâ gibi değerli bir Elçi gelmiş ve şöyle demişti:
18-“Ey Firavun ve onun ileri gelen yöneticileri! Allah’a kulluk edin ve İsrail Oğulları’nı anayurtlarına
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
133

götürmem için, Allah’ın bu kullarını bana teslim edin! Doğrusu ben, size Allah tarafından gönderilmiş güvenilir bir Elçiyim!”
19-“Sakın gücünüze servetinize aldanıp da, Allah’a karşı büyüklük
taslamayın! Bakın, iddiamı isbatlamak üzere, Allah tarafından size apaçık bir mûcize de getirdim!”
20-“Şunu iyi bilin ki, hiçbir tehdit, hiçbir baskı beni bu yoldan
çeviremeyecektir! Çünkü ben, bana yapacağınız bütün işkencelere karşı, hem benim hem de sizin Rabb’iniz olan Allah’a sığınıyorum!”
21-“Eğer bana inanmıyorsanız, hiç olmazsa yolumdan çekilin!”
22-Fakat Firavun, gördüğü bütün mûcizelere rağmen zulmünden
vazgeçmedi. Baskı ve işkenceler altında geçen uzun bir mücâdele
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
134

döneminin ardından, Mûsâ Rabb’ine el açıp “Ey Rabb’im!” diye yalvardı, “Bunlar, gerçekten suç işlemekten asla vazgeçmeyen azgın bir topluluktur! Onları sana havale ediyorum Allah’ım!”
23-Biz de ona, “Ey Mûsâ!” dedik, “İsrail Oğulları’nı Filistin’e götürmek
üzere, kullarımı geceleyin Mısır’dan gizlice çıkar! Şunu da bil ki, Firavun ve ordusu tarafından takip edileceksiniz.”
24-“Kızıldeniz’e varınca, asânla vurup denizi ikiye ayır; inananlar
karşıya geçtikten sonra da, Firavun ve askerlerinin arkanızdan gelmesi için denizi öylece ikiye ayrılmış bir halde bırak; çünkü bu ordu, kesinlikle denizde boğulacaktır!”
25-Böylece, Firavun ve ordusu, sahip oldukları bütün güzellikleri geride
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
135

bırakarak Kızıldeniz’in karanlık sularına gömüldüler! Onlar arkalarında neler bırakmışlardı neler; meyvelerle dolu yemyeşil bahçeler, şırıl şırıl akan pınarlar,
26-Cömertçe ürün veren ekinlikler, lüks ve konforlu saraylar,
27-Ve içinde sefa sürdükleri daha nice nîmetler…
28-İşte böyledir zâlimlerin âkıbeti… Ve onların ardından, başka bir toplumu bu nimetlere varis kıldık.
29-Firavun ve ordusu öyle büyük bir lânete uğramıştı ki, ne gök ehli ağladı
arkalarından, ne de yeryüzü sâkinleri; kendilerine tövbe etmek için ikinci bir fırsat da verilmedi!
30-Doğrusu Biz, İsrail Oğulları’nı onur kırıcı bir azaptan kurtarmıştık:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
136

31-Firavunun o müthiş azâbından! Gerçekten o, sınırı aşan azgın bir diktatör idi!
32-İsrail Oğulları’nı kurtarmakla kalmadık, bu dâvâyı omuzlayıp
insanlığa yol göstermeleri için onları bilerek seçtik ve kendi zamanlarındaki bütün diğer toplumlardan üstün kıldık.
33-Ve onlara, her biri aynı zamanda apaçık birer imtihân olan nice mûcizeler verdik.
34-Firavundan sonra yeryüzüne varis olan çağdaş müşriklere gelince, onlar da diyorlar ki:
35-“Bizim şu dünyada karşılaşacağımız ilk ölümümüzden sonra yeni bir hayat yoktur; ve kesinlikle yeniden dirilecek değiliz.”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
137

36-“Eğer aksini iddia ediyorsanız ve sözünüzde samîmî iseniz, o zaman
atalarımızı diriltip şâhit olarak karşımıza getirin de, yeniden dirileceğimize inanalım!”
37-Yoksa onlar, aynı suçu işledikleri için helâk ettiğimiz Tubba halkından
ve onlardan önce yaşamış olan nice güçlü kavimlerden, diğer imparatorluklardan daha güçlü ve daha mı değerliler? Hayır! Onlar nasıl cezâlarını çektilerse, günümüz inkârcıları da yaptıklarının hesâbını verecekler! Zaten öteki dünya olmasaydı, insanın yeryüzündeki hayatının hiçbir anlamı kalmazdı.
38-Oysa Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun eğlence olsun diye yaratmadık.
39-Tam tersine, her ikisini de ancak hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
138

belli bir hikmet ve amaç doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yâni hak olarak yarattık; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
40-Fakat, büyük mahkemenin kurulacağı Hüküm Günü, hepsinin buluşma zamanı olacaktır.
41-O gün, dostun dosta zerre kadar yararı dokunmayacak ve hiç kimseye yardım edilmeyecektir!
42-Ancak Allah’ın şefkat ve merhametini hak edenler başka! Onlar elbette ilâhî yardıma mazhar olacaklardır. Hiç kuşkusuz O, sonsuz kudret ve merhamet sahibidir. Allah’ın gazâbını hak edenlere gelince:
43-Cehennemde inkârcıları bekleyen o zehirli zakkum ağacı,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
139

44-Günahkârların oradaki yiyeceği olacaktır!
45-Midelerde kaynayan erimiş maden gibi iç organları paramparça edecektir! Hem öyle fokurdayacak ki;
46-Tıpkı sıcak suyun kaynaması gibi!
47-Daha sonra Allah, azap meleklerine emredecek: “Onu yakalayın ve alevli ateşin ortasına sürükleyin!”
48-“Sonra da başından aşağıya, kaynar su azâbını boşaltın!”
49-“Ey zâlim! Geçmişte yaptıklarının acı meyvesini şimdi tat bakalım! Sana ikramda bulunmak gerek. Öyle ya; sen kudretliydin, şeref sahibiydin!”
50-“İşte, vaktiyle tartışma konusu yaptığınız cehennem budur!”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
140

51-Öte yandan, dürüst ve erdemli bir hayatı tercih ederek kötülüklerden sakınanlar ise, güvenli bir yerde olacaklar;
52-Cennet bahçelerinde, pınar başlarında…
53-İpek ve atlastan giysiler içinde, altın işlemeli koltuklara uzanarak karşılıklı oturacaklar.
54-İşte böyle… Ayrıca onlara, güzel gözlü eşler vereceğiz.
55-Onlar orada, huzur ve güven içinde, canlarının çektiği her meyveyi isteyip tadabilecekler.
56-Dünyadaki ilk ölümlerinden sonra, orada bir daha asla ölümü
tatmayacaklar. Ve Allah onları, ebediyen cehennem azâbından koruyacaktır.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
141

57-Bütün bunlar, Rabb’inin lütuf ve ihsanı sayesinde gerçekleşecektir. İşte en büyük başarı, en büyük kurtuluş budur!
58-Ey Muhammed! Bu tebliğin ulaştığı hiç kimse, ilâhî çağrıdan habersiz olduğunu öne süremez. Çünkü Biz bu Kurân’ı, senin dilinde kolayca anlaşılır bir hâle getirdik ki, önce onun ilk muhatabı olan Araplar, sonra da kıyâmete kadar gelecek tüm insanlar onu düşünüp öğüt alabilsinler.
59-Öyleyse, sen çağrıya devâm et ve Rabb’in neler gösterecek, onu bekle; zaten onlar da başlarına gelecek azâbı bekliyorlar!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
142

45-CÂSİYE SÛRESİ
Mekke döneminin ortalarında, Duhan sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, yirmi sekizinci âyetinde geçen ve inkârcıların Mahşer Günü zillet içerisinde diz üstü çöküşlerini anlatan “câsiye: diz üstü çökenler” kelimesinden almıştır. 37 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
1-Ha, mîm. Dinle, ey insanoğlu! Senin pek iyi tanıdığın ve sürekli
kullandığın harflerden oluşan; fakat hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan bu mesaja kulak ver:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
143

2-Ha, mîm gibi harflerden oluşan bu Kitap, doğrudan doğruya sonsuz kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafından gönderilmiştir.
3-Göklerde ve yerde, inanmaya gönlü olanlar için Allah’ın varlığını,
birliğini, sonsuz kudret ve merhametini gözler önüne seren nice alâmetler, mûcizeler ve deliller vardır.
4-Ayrıca, bizzat kendi yaratılışınızda ve Allah’ın yeryüzüne serpiştirdiği
çeşit çeşit canlılarda, Rablerine içtenlikle inanan bir toplum için nice ibret verici deliller vardır.
5-Dahası, gecenin ve gündüzün mükemmel bir sistem çerçevesinde
birbirini izlemesinde, Allah’ın gökten yağdırdığı yağmur nîmeti sayesinde ölü toprağa her bahar yeniden hayat vermesinde ve rüzgarları dilediği gibi
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
144

yönetip yönlendirmesinde, aklını kullanan bir toplum için nice deliller vardır.
6-İşte bunlar, ey hak yolunun yolcusu, Allah’ın âyetleridir. Onları,
hakîkati tüm berraklığıyla ortaya koymak üzere ve gerçeğin ta kendisi olarak sana bildiriyor ve böylece, başlarına gelecek azâba karşı insanlığı uyarıyoruz. Allah’a ve âyetlerine de inanmayacaklarsa, artık hangi söze inanacaklar?
7-Öyleyse, cehennemde başına geleceklerden dolayı, Allah adına
küstahça yalan söyleyen ve O’na başkaldıran bu günahkârın vay hâline! O öyle nankör, öyle küstahtır ki;
8-Kendisine okunan Allah’ın âyetlerini pekâlâ işittiği halde, sanki onları hiç duymamış gibi büyüklük
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
145

taslayarak inatla diretir. O halde onu, can yakıcı bir azapla müjdele!
9-Bu tip inkârcı, âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, hemen onu alaya alır. İşte onların hakkı, bu dünyada alçaltıcı bir azaptır!
10-Arkasında da cehennem! Ne kazandıkları servet, ne de Allah’tan
başka tanrı edindikleri liderleri, efendileri ve dostları onları azaptan kurtaramayacaktır! Çünkü onlar, en ağır cezâyı hak etmişlerdir.
11-Bu âyetler, tüm insanlığa ışık tutan gerçek bir yol göstericidir.
Bunun içindir ki, Rablerinin âyetlerini inkâr edenleri, tiksinti veren can yakıcı bir azap beklemektedir.
12-Allah denizi belli yasalara boyun eğdirerek sizin emrinize verdi ve size
gemi yapıp kullanma yeteneğini bahşetti ki, gemiler O’nun emriyle
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
146

engin sularda akıp gitsinler, siz de O’nun lütfettiği nîmetleri arayıp bulasınız ve size verdiği bunca nîmetlere karşılık Rabb’inize şükredesiniz.
13-O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından bir lütuf
olarak sizin hizmetinize vermiştir. Hiç kuşkusuz bunda, düşünen bir toplum için nice ibretler, nice deliller vardır.
14-Ey Müslüman! İnananlara söyle; Allah’ın zâlimleri cezâlandırıp
müminleri zafere ulaştıracağı cezâ günlerinin geleceğini ummayan o inkârcıları şimdilik bağışlasınlar. Çünkü Allah, yeri ve zamanı gelince onlarla savaşmanıza izin verecek ve müminlere kan kusturan bir halkı, yaptıklarından dolayı en ağır biçimde cezâlandıracaktır. O halde, siz bıkıp usanmadan hakîkati anlatmaya devâm edin:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
147

15-Her kim dürüst ve erdemlice davranırsa, bunu ancak kendi iyiliği
için yapmış olur; ve kim de kötülük işlerse, o da ancak kendisine zarar vermiş olur. Unutmayın, bu hayat bir gün sona erecek ve hepiniz, yaptıklarınızın hesâbını vermek üzere eninde sonunda Rabb’inizin huzuruna çıkarılacaksınız.
16-Gerçek şu ki, bugün azgın bir topluluk hâline gelmiş olan İsrail
Oğulları’na, vaktiyle kutsal Kitabı, yeryüzünde hükmetme yetkisini ve Peygamberliği lütfetmiş ve kendilerini tertemiz nîmetlerle rızıklandırmıştık. Ayrıca onları, kendi zamanlarındaki diğer bütün toplumlardan üstün kılmıştık.
17-Ve onlara, hak dinin özü, esası ve amacı konusunda apaçık deliller
vermiştik. Ne var ki onlar, kendilerine ilim ve hikmet dolu
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
148

âyetler geldikten sonra, sırf aralarındaki çıkar çatışmaları, kin, ihtirâs, azgınlık ve çekememezlik yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Böylece peygamberlerin getirdiği inanç sistemini terk edip, bunun yerine kendi uydurdukları hurâfeleri din hâline getirdiler. Ama hiç şüphen olmasın ki, Rabb’in ayrılığa düştükleri her konuda, Diriliş Günü aralarında hükmünü verecektir.
18-Sonra ey Muhammed, seni de bütün peygamberlerin insanlığa
getirdikleri bu dinde yeni bir hukuk düzeni, bir şeriat ile görevlendirdik ve hepinizi, kıyâmete kadar insanlığı aydınlatacak bu yasalara itaat etmekle yükümlü kıldık; o halde, ona uy, ilâhî hükümleri reddeden câhillerin arzu ve heveslerine uyma!
19-Çünkü onlar, Allah’ın vereceği cezâya karşı sana en ufak bir fayda
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
149

sağlayamazlar. Öyleyse, sakın onların dostluk vaatlerine güvenme; onlarla siyâsî ve askerî ittifaklara girme! Unutma ki, zâlimler ancak birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Dürüst ve erdemli insanların dostu ise, yalnızca Allah’tır.
O halde dinleyin, ey insanlar!
20-Bu âyetler, tüm insanlık için doğruyu, güzeli gösteren aydınlatıcı
delillerdir; ve yürekten inanmış bir topluma dünya ve âhirette kurtuluşu, mutluluğu garanti eden bir yol gösterici, bir rahmet kaynağıdır. Ve bu rahmete, yalnızca dürüst ve erdemli kimseler erişebilecektir. Öyle ya;
21-Yoksa kötülük işleyip duran şu inkârcılar, iman edip güzel ve yararlı
işler yapan kimselerle kendilerini bir tutacağımızı; hayatlarının,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
150

ölümlerinin ve ölümden sonraki durumlarının aynı olacağını mı sanıyorlardı? Böyle bir şey Allah’ın hikmet ve adâletine hiç yakışır mı! Ne kadar çirkin ve ahmakça hüküm veriyorlar!
22-Oysa Allah, gökleri ve yeri hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre, belli
bir hikmet doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yâni hak olarak yaratmıştır. Bunun içindir ki, her insan yapıp ettiklerinin karşılığını tam olarak görecek ve hiç kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.
23-Kendi arzu ve heveslerini hayatın biricik gayesi hâline getirerek
ihtirâslarını tanrı edinen ve Allah’ın da, sapıklığı hak ettiğini bildiği için kulağını ve kalbini mühürleyip gözlerinin üzerine perde çekerek hidâyetten mahrum bıraktığı insanın
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
151

acıklı hâlini bir düşünsene! Söyler misiniz; Allah böyle birini saptırdıktan sonra, artık kim onu doğru yola iletebilir? Öyleyse, ey insanlar, bunları düşünüp öğüt almayacak mısınız?
24-İşte bu tür insanlar, “Bu dünyada yaşadığımız hayattan başka bir hayat
yoktur! Tamamen fiziksel şartlar ve sebepler çerçevesinde doğar, yaşar ve ölürüz; ve bizi öldüren, zamanın akışından başka bir şey değildir! Yoksa Tanrının adâleti veya cezâlandırması diye bir şey yoktur!” derler. Hayır; aslında onlar, bu konuda herhangi bir delile veya güvenilir bilgiye sahip değiller; tek dayanakları, hiçbir değer taşımayan sözleri ve asılsız kuruntularıdır. Nitekim;
25-Hakikati ortaya koyan âyetlerimiz onlara tüm açıklığıyla tebliğ edilince,
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
152

“Eğer doğru sözlü iseniz, haydi atalarımızı diriltip karşımıza getirin!” demekten başka ileri sürecek delilleri olmamıştır ve olmayacaktır.
26-Ey Müslüman! Onlara de ki “Size hayatı bahşeden Allah, bir ömür
yaşattıktan sonra sizi öldürecek ve en sonunda, gerçekleşeceğinde asla şüphe bulunmayan Diriliş Günü huzurunda toplayacaktır! Ama ne var ki, insanların çoğu bu apaçık hakîkatin bilincinde değil.”
27-Göklerin ve yerin mutlak hükümranlık ve egemenliği, yalnızca
Allah’a aittir. Bunun içindir ki, Son Saat gelip çattığı Gün, Dünyada Allah’ın egemenliğini reddederek O’nun hükümlerini geçersiz kılmaya çalışanlar, işte o Gün müthiş bir hüsrana uğrayacaklardır.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
153

28-O Gün, Allah’a başkaldıran bütün insanların zillet içinde diz üstü yere
çökmüş olduklarını göreceksin. Böylece her toplum, kendi günah ve sevaplarının kaydedildiği kitabı görmek için çağrılacak. Ve Allah buyuracak: “Ey zâlimler! Bugün, dünyadayken yaptığınız her şeyin karşılığını tam olarak göreceksiniz!”
29-“İşte, sizinle ilgili her şeyi dosdoğru anlatacak olan kayıt defterimiz! Doğrusu Biz, yaptığınız her şeyi bir bir kaydediyorduk.”
30-Âyetlerime iman eden ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı
davranışlar ortaya koyanlar var ya, Rableri onları sonsuz lütuf ve rahmetinin tecellîsi olan cennete koyacaktır. İşte apaçık başarı, apaçık kurtuluş, budur!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
154

31-Hakikati inkâr edenlere gelince; Allah onlara, “Ey zâlimler!” diyecek,
“Bu Günle karşılaşacağınızı haber veren âyetlerim size tebliğ edilmemiş miydi; ve siz, âyetlerime karşı büyüklük taslayıp günaha saplanan bir toplum olmamış mıydınız?”
32-“Size dünyadayken, “Allah’ın verdiği söz mutlaka gerçekleşecektir;
ve kıyâmet hakkında asla şüphe yoktur!” denildiğinde, “Biz kıyâmetten filan anlamayız! Evet, bu konuda birtakım zanlarımız yok değil; fakat asla iknâ olmuş değiliz!” dememiş miydiniz?”
33-İşte o Gün, yaptıkları çirkin davranışların kötü sonuçları gözlerinin önüne serilecek ve alay edip durdukları âhiret azâbı, kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
155

34-Ve onlara, “Ey kâfirler!” denilecek, “Siz vaktiyle bugünkü
karşılaşmayı nasıl unuttuysanız, Biz de bugün sizi öyle unutacağız. Bu yüzden, varacağınız yer ateştir; ve hiç kimse size yardım edemeyecektir!”
35-“Çünkü siz, Allah’ın âyetlerini küstahça alaya almıştınız ve bunun
doğal sonucu olarak, bu dünya hayatının lüks ve cazibesi sizi aldatıp âhiret gerçeğine karşı duyarsız kılmıştı!”
İşte bu yüzden, o Gün onlar ne ateşten çıkarılacaklar, ne de tövbeleri kabul edilecek!
36-Evet; her türlü övgü ve yücelik, göklerin, yerin ve bütün âlemlerin gerçek Sahibi, Efendisi ve Rabb’i olan Allah’a aittir!
37-Göklerde ve yerde büyüklük ve azamet sâdece O’nun hakkıdır; ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
156

yalnızca O’dur, sonsuz kudret ve hikmet sahibi!
46-AHKÂF SÛRESİ
Mekke döneminin ortalarında, Câsiye sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, yirmi birinci âyetinde geçen ve Âd kavminin yaşadığı bölgeye işâret eden “ahkaf: kum tepecikleri” kelimesinden almıştır. 35 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla!
Beni yoktan var edip üstün yeteneklerle donatan ve kulluk göreviyle yeryüzüne gönderen sonsuz şefkat ve merhamet sahibi yüce Rabb’imin adıyla, O’nun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca O’nun adına okuyor, söylüyorum:
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
157

1-Ha, Mîm. Dinle, ey insanoğlu! Senin pek iyi tanıdığın ve sürekli
kullandığın harflerden oluşan; fakat hem lafzı, hem de manasıyla eşsiz bir mucize olan bu mesaja kulak ver:
2- Bu Kitap, sonsuz kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafından gönderilmiştir.
3-Çünkü Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri, ancak hak, hukuk ve
adâlet esaslarına göre belli bir hikmet ve amaç doğrultusunda ve tarafımızdan belirlenmiş bir süre için Allah’ın tek rab ve ilâh oluş gerçeği anlaşılsın ve insanlar O’na kul köle olsunlar diye yarattık.
Ama gel gör ki, hakîkati inkâr edenler, kendilerine yapılan uyarılara aldırış etmiyorlar.
4-Ey peygamder! Onlara de ki: “Allah’tan başka itaate çağırdığınız
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
158

ve böylece Allah’a ortak koştuğunuz putlarınızı ve putlaştırdığınız liderlerinizi, sahte ilâhlarınızı bir düşünsenize: Gösterin bana, yeryüzünde ne yaratmış bunlar! Yoksa onların, göklerin yaratılıp yönetilmesinde bir ortaklıkları mı var? Eğer iddianızda haklı iseniz, bana delil olarak bu Kurân’dan önce gönderilmiş bir kitap veya doğruluğu kesin olarak bilinen başka bir bilgi kalıntısı getirin! Hangi kitap veya hangi araştırma, evrenin bir parçasını Allah’tan başka ilâhların yarattığını söyleyebilir?”
5-Öyleyse, Allah’ın yanı sıra, kıyâmete kadar duâlarına karşılık
veremeyecek olan putlara ve benzeri yaratılmış kimselere yalvarıp yakaranlardan daha şaşkın, daha sapık kim olabilir? Oysa o yalvardıkları varlıklar, onların yakarışlarından habersizdirler.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
159

6-Ama insanlar yargılanmak üzere Allah’ın huzurunda toplandıkları
zaman, müşriklerin taptıkları varlıklar, kendilerine tapınanlara düşmanlık edecek ve onların kendilerine tapmalarını şiddetle reddedeceklerdir.
Hal böyleyken;
7-Hakikati ortaya koyan âyetlerimiz bu inkârcılara tüm açıklığıyla tebliğ edilince, kendilerine ulaşan gerçek hakkında, “Büyüleyici güzelliğiyle insanı etkileyen bu âyetler, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir. Yoksa, okuma yazması dahî olmayan bir insanın böylesine harikulade sözler söylemesi başka türlü izah edilemez!” diyorlar.
8-Yoksa inkâr edenler, “Kurân’ı Muhammed uydurdu!” mu diyorlar? Ey şanlı Elçi! Onlara de ki, “Eğer onu
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
160

uydurmuş olsaydım, siz beni Allah’tan gelecek azâba karşı koruyamazdınız. Çünkü Allah, kendi adına yalan uyduran kimseleri kesinlikle azâba uğratacaktır. Öyleyse, neden sizin hatırınız için bütün bunları uydurup kendimi ateşe atayım? Aslında, böyle bir şey yapmayacağımı siz de pekâlâ bilirsiniz. Fakat unutmayın, Allah, içine daldığınız bu iftira kampanyasının elbette farkındadır ve cezasını verecektir. O halde, benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter. Bununla birlikte, hâlâ tövbe etme fırsatınız da var: Çünkü O, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
9-Ey Peygamber! Onlara de ki “Bakın, ben daha önce benzeri
görülmemiş türedi bir elçi değilim. Benden önce de bu mesajı insanlığa ileten Peygamberler gelmişti. Ayrıca ben, bir melek olduğumu da
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
161

söylemiyorum. Dolayısıyla, bana ve size neler yapılacağını ve ileride başımıza neler geleceğini bilemem. Ben, ancak bana vahyedilen ilâhî emirlere uyarım ve apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.”
10-Yine onlara de ki: “Bir düşünsenize, bu Kurân gerçekten de
Allah tarafından gönderilmiş olduğu halde siz onu inkâr etmişseniz; İsrail Oğullarından örneğin Abdullah bin Selâm veya Kâbu’l-Ahbar gibi Allah’ın verdiği akıl, idrak ve firaseti vahye tabi ve teslim olmada kullanan bir şâhit de bu kitabın dile getirdiği hakikatlerin aynısını Tevrat’ta görüp Kurân’a iman ettiği halde, siz kibirlenip ondan yüz çevirmişseniz, bu zulmün hesabını nasıl vereceksiniz? Doğrusu Allah, zâlim toplumu doğru yola iletmez.”
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
162

11-Fakat hakîkati inkâr edenler, inananlar hakkında, “Eğer bu Kurân
iyi bir şey olsaydı, bu ayak takımı insanlar, ona inanmakta bizden öne geçemezlerdi!” derler. Böylece, onun ışığından faydalanamadıkları için “Bu, dilden dile gelen eski bir efsanedir!” diyeceklerdir.
12-Oysa Kurân’dan önce gönderilen ve onu müjdeleyen Mûsâ’nın kitabı
Tevrat da, insanlığı doğru yola ileten
bir rehber ve bir rahmet kaynağı idi; işte bu da, Tevrat’ı, Zebur’u ve İncil’i – ana hatlarıyla- onaylayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanları sonsuz nîmetlerle müjdelemek üzere, Arapça olarak gönderilmiş bir kitaptır! O halde;
13-“Bizim önünde boyun eğeceğimiz biricik efendimiz, yöneticimiz ve Rabb’imiz Allah’tır!” diyen ve sonra da, bu inanca uygun dosdoğru bir
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
163

hayat yaşayan kimseler yok mu; Hesap Günü onlar ne korkuya kapılacaklar, ne de üzülecekler!
14-İşte onlar cennet halkıdır; ve yaptıkları iyiliklerin mükâfâtı olarak, sonsuza dek orada kalacaklardır.
İşte, sizi cennete götürecek güzel bir davranış:
15-Biz insanoğluna, ana babasına güzelce itaat etmesini ve onlara her
zaman iyi davranmasını emrettik. Fakat annenin yeri bambaşkadır. Çünkü annesi onu nice zahmetlerle dokuz ay boyunca karnında taşır ve nice zahmetlerle dünyaya getirir. Öyle ki, çocuğun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi, tam otuz ay sürer. Nihâyet çocuk olgunluk çağına erişip kırk yaşına varınca, “Ey Rabb’im!” diye yalvarır, “Bana ve anne-babama verdiğin nîmetlere gereğince şükretmeyi ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
164

hoşnut olacağın güzel ve yararlı davranışlar yapmayı bana nasip eyle! Bana da hayırlı bir nesil bağışla! İşte ben, günahlarımdan tövbe edip Sana yöneldim; ve hiç kuşkusuz ben, yalnızca Sana boyun eğen bir kimseyim!”
16-İşte onlar, yaptıkları iyiliklerin en güzellerini kabul edip günahlarını
bağışlayacağımız ve kendilerine verilmiş olan gerçek vaade göre, cennet halkı arasına katacağımız kimselerdir.
17-Bir de öyle bir kimse vardır ki, anne-babası, kendisini ne zaman ilâhî
adâletle uyarsalar, “Öf be! Yetti artık!” diye çıkışır, “Benden önce nice nesiller ölüp gitmişken ve hiçbirinin mezarından kalkıp canlandığı görülmemişken, siz kalkmış bana yeniden diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?” Onlar ise, bu
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
165

hayırsız evlada karşı Allah’ın yardımına sığınarak, “Kendine yazık etme evladım!” derler, “Ne olur, âhiret gününe inan, çünkü Allah’ın sözü gerçektir!” Buna karşılık o, “Hayır; bu söylediğiniz, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!” diye cevap verir.
18-Böyleleri, kendilerinden önce gelip geçmiş isyankâr cin ve insan
toplumlarıyla beraber azâbı hak etmiş olan kimselerdir. Gerçekten onlar, o Gün büyük bir hüsrana uğrayacaklardır.
19-İster mümin ister kâfir olsun, insanlardan her birinin, yaptığı
davranışlara göre Allah katında ayrı bir derecesi vardır ve bu derecelendirmeye göre Allah, Hesap Gününde herkese yaptıklarının karşılığını tam olarak verecektir ve
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
166

hiç kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.
20-Allah’ın âyetlerini inkâr edenler ateşin karşısına çıkarıldıkları Gün, Allah onlara “Ey zâlimler!” diyecek “Size vermiş olduğum bütün güzelliklerinizi dünya hayatında hoyratça harcayıp tükettiniz ve size bu nîmetleri vereni hiç hesâba katmadan onlarla sefa sürdünüz! Böylece, âhirete elleriniz bomboş bir halde geldiniz! O halde, yeryüzünde hak hukuk tanımayıp küstahça büyüklük tasladığınız ve bile bile doğru yoldan çıktığınız için, bugün
alçaltıcı bir cezâlandırılacaksınız!”
İşte, yeryüzünde hak tanımayan zâlimlerin gösteren çarpıcı bir örnek:
azapla
hukuk âkıbetini
21-Ey peygamder! Âd kavminin kardeşleri gibi yakından tanıdıkları
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
167

Hûd Peygamberin örnek mücâdelesini hatırla: Hani o, kendisinden önce ve sonra nice uyarıcıların gelip geçtiği Ahkâf denilen bölgede halkını şöyle uyarmıştı: “Ey halkım! Allah’tan başkasına kulluk ve itaat etmeyin! Doğrusu ben, sizin büyük bir günün azâbına uğramanızdan korkuyorum!”
22-Buna karşılık onlar, “Bizi yüzyıllardan beri taptığımız tanrılarımızdan vazgeçirmek için mi yanımıza geldin? Eğer sözünün eriysen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri gerçekleştir de görelim!” dediler.
23-Hûd, “Her konuda olduğu gibi, ne zaman azâba uğrayacağınız
konusunda da nihâî bilgi, sâdece Allah’ın katındadır. Ben yalnızca tebliğ etmekle yükümlü olduğum mesajı size iletiyorum; fakat
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
168

görüyorum ki, siz lâf anlamayan câhil bir toplumsunuz.” dedi.
24-Nihâyet, o azâbın simsiyah bir bulut şeklinde vadilerine doğru
yaklaştığını görünce, sevinç içinde “İşte, bize bereketli yağmur yağdıracak bir bulut!” diye bağrıştılar. Fakat azap melekleri “Hayır!” dediler, “Bu, küstahça meydan okuyarak bir an önce gelmesini istediğiniz azâbın ta kendisidir; can yakıcı bir azap taşıyan fırtına!”
25-Bu korkunç kum fırtınası, Rabb’inin emriyle oradaki her şeyi
yerle bir etti; böylece, o zâlimlerin kumlar altında kalan harab olmuş evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte Biz, suçlu bir toplumu böyle cezâlandırırız.
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
169

26-Oysa onlara, size vermediğimiz güç, servet ve imkânı vermiştik.
Ayrıca onları, her insana armağan ettiğimiz işitme, görme ve akletme yeteneği de bahşetmiştik. Ne var ki, Allah’ın âyetlerini göz göre göre inkâr ettikleri için, ne işitme ve görme duyuları, ne de akletme yetenekleri onlara bir fayda sağlamadı; böylece, alay edip durdukları o azap, kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.
27-Ey insanlar! Doğrusu Biz, çevrenizdeki daha nice şehirleri
böyle helâk ettik; ve her birini helâk etmeden önce, belki doğru yola dönerler diye âyetlerimizi tekrar tekrar ve açıkça bildirdik.
28-Şimdi düşünün: Onların güya Tanrıya yakınlaşmak amacıyla
Allah’ın yanı sıra kulluk ettikleri o sahte ilâhlar, ilâhî azap gelip çatınca
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
170

onlara yardım edebildiler mi? Hayır; tam tersine, onları öylece yüz üstü bırakıverdiler. Çünkü bu sahte ilâhlık, onların yalan ve iftiralarından başka bir şey değildi.
29-Ey Muhammed! Hani cinlerden bir grubu, gece vakti okuduğun Kurân’ı dinlemeleri için sana
yöneltmiştik. Onlar bulunduğun yere geldiklerinde, birbirlerine “Susun!” deyip senin okuduğun âyetleri sonuna kadar dinlemişlerdi. Okuma sona erince de, kendi toplumlarına birer uyarıcı olarak dönmüşlerdi.
30-Onlara, “Ey halkımız!” demişlerdi, “Biz, Mûsâ’ya verilen
Tevrat’tan sonra gönderilen ve kendisinden önceki vahiyleri doğrulayan muhteşem bir kitap dinledik! Bu kitap, gerçekten de
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
senin
171

hakîkate ve dosdoğru yola iletmektedir!”
31-“Ey halkımız! Bizleri Allah yoluna çağıran bu mesaja kulak verin ve
derhal ona iman edin ki, Allah da günahlarınızı bağışlasın ve Hesap Günü sizi can yakıcı azaptan korusun!”
32-“Unutmayın, Allah’ın çağrısına uymayanlar, yeryüzünde Allah’ın
hükmünden kaçamayacaklardır ve Kıyâmet Günü hiç kimse, bunları O’na karşı koruyamayacaktır. Her kim Kurân’da yüz çevirirse, işte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler!”
33-Peki onlar, gökleri ve yeri yoktan var eden ve onları yaratmada hiçbir güçlük çekmeyen Allah’ın, ölüleri yeniden diriltmeye kadir olduğunu düşünemiyorlar mı? Evet, elbette O, her şeye gücü yetendir!
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
172

34-Bu gerçeği inkâr edenler, Hesap Günü ateşin karşısına
çıkarıldıklarında, onlara “Nasıl, bu azap gerçek miymiş?” diye sorulacak. Onlar da, “Evet; Rabb’imize yemin olsun ki, gerçeğin ta kendisiymiş!” diyecekler. Bunun üzerine Allah, “O halde, hakîkati inkâr etmenizin karşılığı olarak, hak ettiğiniz azâbı tadın bakalım!” diyecek.
35-Öyleyse, ey şanlı Elçi! İnsanlığı Kurân ile uyarmaya devâm et ve bu yolda karşına çıkabilecek sıkıntılara kahramanca göğüs ger! Tıpkı, sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yollarına devâm eden önceki Elçilerin sabrettiği gibi, sen de zâlimlerin baskı ve eziyetlerine sabret; ve onların cezâlandırılmaları için acele etme! Çünkü onlar, kendilerine söz verilen ölüm ötesi hayatın gerçekleştiğini gördüklerinde, sanki dünyada
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
173

gündüzün bir anı kadar kalmış gibi olacaklar.
O halde, dinleyin ey insanlar! Bu çağrı, tüm insanlara ve cinlere yöneltilen ve zâlimleri ilâhî azapla uyaran bir bildiridir. Ve uyarıyı dikkate almayan, cezasını çekecektir.
Öyle ya; yoldan çıkmış bir toplumdan başkası helâk edilir mi?
“Kuran-ın Ha-Mim ile başlayan sureleri yedidir.
Cehennemin kapıları da yedidir. Her Ha-Mim, gelip
cehennemin bir kapısına durur ve: ‘Ya Rabbi! Bana inanıp
iman etmiş ve beni okumuş, okumaya devam etmiş olan
bu kulunu, (cehennemin) bu kapısından içeri sokma‘ diye
yalvarır durur.” (Suyutî, Câmi’us sağir, 3/422, no.3853; Beyhakî, Şu’abu’l- İmân)
“Her şeyin bir özü vardır. Kuran’ın özü ise, “Hâ- mîm’lerdir. Cennetin yüce makamlarına yükselmeyi arzu eden kimse ‘Hâ-Mîm’leri okusun. Eğer düşman ansızın saldırırsa, (onlardan korkmayın ve) ve şöyle deyin: Hâ- mîm. Lâ Yunsarûn’ (Tirmizi, Fedâilü’l-Kur’an, 1605)
KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
174

KURAN’I KERİM ve KISA AÇIKLAMALI MEALİ / HA MİM SURELER
175

in progress 0
habercikile 5 gün 4 Answers 20 views 0

Yanıtlar ( 4 )

  1. http://buypropeciaon.com/ – buy generic propecia uk

  2. tadalafil alternative

  3. http://buytadalafshop.com/ – tadalafil cialis from india

  4. https://buystromectolon.com/ – Stromectol

bir cevap bırakın

anonim cevaplar